İnsanlık, tanrısallığa bu kadar yaklaştığı halde neden eskisinden çok mutlu ve keyifli değil?
Freud, o sert ve keskin acımasızlığıyla bu soruya bizzat cevap veriyor.
Uygarlaşma yoluyla elde edilen zenginlikler insana hiç karşılıksız armağan edilmedi. Bütün bunların bedelini, dürtü özgürlüğünün muazzam bir biçimde kısıtlanmasıyla ödedi. Türün uygarlık yönündeki gelişiminin arka planında bireyin mutluluğunu kaybedişi yer alıyor.