The Misanthrope

Günaydın Geceyarısı
8/10
·188 syf.··
2026 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 22:35
Günaydın Geceyarısı, başı sonu belli bir hayat hikâyesi anlatmıyor. Parça parça hatırlanan anılar, iç konuşmalar, kırık diyaloglar ve bazen ne söylendiği bile tam anlaşılmayan cümleler üzerinden ilerliyor. Okurdan beklenen şey «ne oldu» yu takip etmekten çok, bu kadının zihninde bir süre kalmayı göze almak. Anlatıcı, yaşadığı kayıpları, yoksulluğu, terk edilişleri ve hayal kırıklıklarını kronolojik bir düzene sokmuyor. Tam tersine, zihnin doğal akışına uygun biçimde, geçmiş ve şimdi arasında gidip geliyor. Bu da okuru pasif bir izleyici olmaktan çıkarıp, parçaları birleştirmeye zorlayan aktif bir konuma yerleştiriyor. Romanın en etkileyici yanı, dramatik olaylardan çok tükenmişlik hâlini anlatması. Ne büyük bir isyan var ne de umutlu bir çıkış. Sadece «artık dokunulmak istemeyen», rahat bırakılmayı dileyen bir bilinç. Sevinçle hüzün arasındaki farkın silindiği, duyarsız ama sakin bir noktaya varılmış olması ürkütücü olduğu kadar sahici. Bir kadın zihninde olmak, onun penceresinden bakmak, parça parça birleştirmek de bu açıdan eserde sevdiğim bir deneyim oldu. Metinde beni zorlayan tek şey, Fransızca ifadelerdi. Kimi zaman metnin içinden anlamaya çalıştım, kimi zaman durup bakmak zorunda kaldım; bu da okuma sırasında beni yer yer metinden kopardı. Bu ifadeler dipnotlarla desteklenseydi metnin ritmi daha az kesintiye uğrayabilirdi, diye düşünüyorum. Günaydın Geceyarısı, kolay sevilecek bir kitap değil; ama içeriden bakmayı göze alan okur için uzun süre akılda kalan bir deneyim sunuyor.
Roman-Edebiyat
Günaydın GeceyarısıJean Rhys · Can Yayınları · 1990212 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
« Vaktimin çoğunu okumakla geçiriyorum ve mutluyum.»
Sayfa 131 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
"Eşyaların Diliyle Bir Oda"
« Ahşap bölümleri parlayan kırmızı kadife mobilyalarla doluydu. İçinde laleler duran birkaç vazo, iki kanarya kafesi, ikisi birbirinden daha yüksek sesle tiktak etmeye uğraşan iki saat· de vardı. Pencereler hemen her zaman kapalı dururdu ama oda küf kokmazdı. Dükkana açılan kapı açık olduğunda ilaç ve kolonya kokusu gelirdi. Gerideki masanın üstünde duran ispirto ocağının üstünde koca bir çaydanlık kaynardı hep. Mavimsi alev buna bir mihrap havası veriyordu.» Günaydın Geceyarısı (s.111)
Roman-Edebiyat
« Ağzımdan çıkan her kelimenin bilekleri zincirli; kafamdan geçen her düşünceye ağır demirler yüklenmiş. Doğduğum günden heri, söylediğim her sözcük, düşündüğüm her düşünce, yaptığım her şey, bağlı, yüklü, zincirli değil mi? Üstelik, her şeye rağmen başaramadığımın da farkındayım.»
Sayfa 107 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
İçten içe istifa etmiş bir ruh hâli..
« İnsanlar bir mutlu yaşam özlemidir tutturmuşlar. Oysa, asıl mutlu yaşama, ölsem de bir, yaşasam da dediğinizde kavuşuyorsunuz. Uzun bir süre sonra, nice bahtsızlıklarla didiştikten sonra varıyorsunuz o yere. Ve, sanıyor musunuz ki, insanlar sizi orada rahat bırakıyorlar? Hiçbir zaman!»
Sayfa 91 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat