Günaydın Geceyarısı

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.930
Gösterim
Adı:
Günaydın Geceyarısı
Baskı tarihi:
1990
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755101699
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Good Morning, Midnight
Çeviri:
Pınar Kür
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Günaydın Geceyarısı
Günaydın Geceyarısı
Good Morning, Midnight
"Günaydın Geceyarısı", yazılışının üzerinden yirmi yıla yakın bir süre geçtikten sonra bir gün BBC'de radyofonize edilerek yayınlanır ve umulmadık yankılar uyandırır. Ancak "Jean Rhys" ortalarda yoktur. Hayatta olup olmadığı bile bilinmemektedir. Yazarın izini süren meraklıları, sonunda onu bir kıyı kasabasında yapayalnız bulurlar. Yazar o yapayalnızlığı içinde de durmamış, yazmıştır. Yıllar öncesi bıraktığı Londra'ya döner....
(Arka Kapak)
188 syf.
·2 günde·10/10 puan
Jean Rhys'ın 1939'da yayınlanan ve hiç de ilgi görmeyen, hatta diğer eserleriyle beraber edebiyat eleştirmenleri tarafından aşağılanan bu kitabı yirmi yıl sonra BBC tarafından bir radyo tiyatrosuna dönüştürülünce dikkat çekiyor. Yazarın ilk dört eseriyle beraber Günaydın Geceyarısı da yazarın dağınık, kopuk hayatının yansımasından başka bir şey değil gibi. Hatta Karanlıkta Yolculuk adlı eserinin bıraktığı yerden devam ediyor gibi bir his de yaratıyor.

Eserin bilinç akışı tekniğiyle yazıldığını söyleyebiliriz; ancak bu da tam anlamıyla doğru olmayabilir, zira yazar bazen geçmişi uzun uzun ve kronolojik sırasına uygun şekilde hatırlayarak daha alışıldık bir tarzda yazmaya devam etse de , ardından yine kopuk, hızlı, heyecan ve duygu karmaşalarıyla dolu tarzına dönüyor. Bu, kitabın rahat okunmasını kolaylaştırıyor elbette. Tamamını düşündüğümüzde kitabın kaybolan, acı çeken, yanlış yaşamış, ama doğru yaşamanın ne olduğunu bilmeyen bir kadının yıkılışını anlattığını da söyleyebiliriz. Yazarın hayat öyküsüne uygun düşen belki otobiyografik ögeleri fazla bir roman bu. Rhys, 16 yaşında doğup büyüdüğü Dominik'ten ana vatanı İngiltere'ye döndüğünde yaşadığı kültür şokunun etkisini uzun süre atamıyor ve hayatta kalmak, tutunmak adına yaptığı bütün girişimler bir şekilde ya yarım kalıyor, ya engelleniyor; Rhys Dominik'e dönmeyi çok istemiş olmalı başlarda, sonra tutunma kaygısı ağır basmış olmalı. Sanatçı olmak, tiyatro yapmak yolunda attığı bütün adımlar da engellenmiş, başarısızlık bütün hayatına hâkim olmuş Rhys'ın. Babasını 20 yaşında kaybedince esas darbeyi yiyor ve bundan sonrası erkeklere bağımlı yaşadığı, para aldığı, kürtajlar ve yoksunluk, karmaşa ile dolu bir hayat oluyor. Benim okuduğum iki kitabında da erkeklerle ilgili gözlemleri hep aynı yazarın: sonu gelmek bilmeyen bir basitlik, sömürü, istismar, çakallık ve yine de bir erkek tarafından sevilme, ona ait olma arzusu... sonra arzularla gerçeklerin bitmeyen, sonu gelmeyen karşılaşmaları.

Günaydın Geceyarısı da en az Karanlıkta Yolculuk kadar irkiltici, etkileyici bir üslûp ve atmosfere sahip bir eser olarak anlaşılan o ki esas gücünü yazılanların gerçek olmasından alıyor. Rhys, kesinlikle çok net görülebilen bir dünya çiziyor, burada karakterler yaratarak değil ama iç dünyasını bütün zorlayıcılığıyla, çok az olay örgüsüne sarıp sarmalanmış batıcı, acıtıcı ruh halleriyle ortaya koyduğunu söyleyebiliriz. Kadın ve insan olmanın bedeli çeşitli şekillerde kendisine ödetilmiş, o da bu dünyada istismar ederek ve edilerek hayatta kalmaya çalışmış bir insan olarak Jean Rhys'ın bu eseri de kesinlikle okunmayı hak ediyor.
184 syf.
·2 günde·Beğendi
1894'te Batı Hint Adaları'nda doğan Jean Rhys, Galli bir hekimle Kreol 1kadının kızı olup asıl adı Ella Gwendolen Rees Williams'dı. 16 yaşında gittiği Londra'da bir süre oyunculuk yaptıktan sonra Paris'e taşındı (kitabın bu kısmından dolayı acaba otobiyografik öğeler de bulunuyor mu diye epeyce düşündüm) ve İngiliz romancı Ford Madox Ford'un yüreklendirmesiyle yazmaya başladı. Avrupa'daki bohem çevreleri anlattığı bu yapıtlarıyla ün kazandı. Yazmaya 30yıla yakın zaman ara verdikten sonra, Batı Hint Adaları'nda geçen Geniş, Geniş Bir Deniz (1966) adlı romanıyla yeniden yazarlığa döndü. Rhys'in başyapıtı sayılan bu roman, Charlotte Brontë'nin Jane Eyre' indeki Mr. Rochester'ın akıl hastası olan ilk karısı Antoinette Cosway'in gençlik yıllarını konu alıyordu. (Bu kitabı felaket merak ediyorum)

"Günaydın Gece Yarısı" nda Jean Rhys, Paris sokaklarında varoluma çabasında yalnız 1kadının amaçsızlığını, özlemlerini ve hüznünü en içten haliyle anlatır...

Londra’dan yıllarını geçirdiği Paris’e dönen Sasha, bu şehirdeki anılarıyla karşı karşıya kalır. Girip çıktığı karanlık köşelerde, otel odalarında kafelerde ve barlarda uzak tutamadığı geçmişi her an karşısına çıkar. Gençliğini yitirmiş olan Sasha, gerçeğin kâbuslara karıştığı ucuz otel odalarında kendine umursamazlığıyla varoluş mücadelesini anlatan en güzel kitaplardan 1i...

Hayatta kalma çabasında tiksintileri, nefreti, umudu, karanlık otel odaları, korkuları, yalnızlığındaki varoluşuyla kitabı çok sevmiş olabilirim zira ben olaylar içinde durum, psikolojik tespiti olan kitapları çok severim, bu tarz da kitap sevenlere kesinlikle tavsiyemdir, çok çok severek, düşünerek yer yer eğlenerek ve cümlelerinde kaybolup kendimi bularak okudum...

"Günaydın Gece Yarısı" ölmeden önce okunması gereken 1001kitaptan 1idir. Bu ayı yine #1001 okumaya ilan ettiysem iyiki okumuşum, herkese keyifli, huzurlu okumalar...
188 syf.
·3 günde·6/10 puan
Eğer linç yemeyeceksem:

Bu kitap hakkındaki ilk düşüncem sıkılmış olmam. Bence, kitap her kesime hitap etmeyen bir yazıma sahip. Bu yazım tarzı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığım için adını bilmiyorum.

Öncelikle, yazım şekli bana Tezer Özlü'yü hatırlattı (başlarda Tezer Özlü'yü de sevmiyordum ama sonradan yazımına alıştım. En sevdiğim yazarlardan diyemem ama okurken zorlanıyorum eskisi gibi). Nedenini bilmiyorum ama bu tarzı okumak bana çok zor geliyor. Bunun sebebi çok gerçekçi yazılmış olması ya da karakterlerin o an düşüncelerinin hemen yazılması olabilir.

Ikinci olarak, kitabı okurken kurguyu anlamam çok uzun sürdü. Çoğunlukla şu an ne anlatıyor? Kiminle konuşuyor? Şu an neredeler? Soruları kafamda gezdi. Biliyorum bazılarınız öyleyse neden tek oturuşta bitirmedin diyecek. Bu soruya cevabım yok.

Muhtemelen bu tarz kitaplar için doğru anı beklemem gerekiyor ve sanırım uzun süre doğru an gelmeyecek.
188 syf.
·11 günde·Beğendi·Puan vermedi
Günaydın Geceyarısı yazılışından yaklaşık 20 yıl sonra BBC’de radyofonize edilerek yayınlanır, büyük ilgi görür.Ancak Jean Rhys’in yaşayıp yaşamadığı, nerede olduğu bilinmemektedir.Sonunda bir kıyı kasabasında yapayalnız bulunur.Jean Rhys Londra’ya döner ve kitapları üst üste basılır.72 yaşında İngiltere’nin en büyük iki edebiyat ödülünü kazanır.
Günaydın Geceyarısı Jean Rhys’ten okuduğum üçüncü kitap.Ve okuduğum en karanlık, üzücü kitabı.İlk gençlik yıllarının izini sürmek üzere tekrar Paris’e gelen kadın karakter derin bir hüzün yaşattı bana.
184 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Sasha uzun yıılarını pariste geçirmiş 2.dünya savaşından sonra Londra'ya dönmüştür. Londra'da alkolün pençesinde ölümü kovalayan yıllar geçirdikten sonra Paris'e döner. Paris'te yitirdiği gençliğini, gittiği barları ve kafeleri hatırlayıp ucuz otel odalarında kalır. Amaçsızlığını, yaşamını sorgular. Kitabın kendini okutan bir dili ve olay örgüsü var. Ortalamanın üstünde buldum.
184 syf.
·3 günde·6/10 puan
Günaydın Geceyarısı, yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Uzun yıllar Londra’da yaşamış Sasha’nın bir zamanlar bulunduğu Paris’e tekrar gelişiyle onu hem mutlu hem de yerle bir eden anılarıyla karşı karşıya gelmesi anlatılıyor.
İlgi ve merakla başladığım bir kitaptı. Ancak okudukça ilgimi kaybettim. Dilinin akıcı olmasına karşın şimdiki zamanın içine sürekli geçmişin katılması etkili oldu bu duruma. Bunun yanında duygu aktarımının başarılı olduğunu es geçmeyeyim.
Benim tekrar tekrar okuyacağım bi kitap değil ancak bilinç akışıyla ilgilenenler için önerebilirim.
184 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bir kadının zihni, geçmişi, bağımlılığı, neden bu raddeye geldiği ve bazen sesli bazen düşünce bazında dile getirdiği çaresiz haykırışları...

Aşırı derecede tavsiye etmem ama böyle hayatlar var mı? Maalesef evet
Hiç1yere ait değilim. Ne acı, ne acı...
Önemli değil, buradayım işte.
Girdabın kıyısında yüzen 1saman çöpü gibiyim.
Yavaş yavaş, yavaş yavaş merkeze doğru çekiliyorum, ölü noktaya,
orada her şey durgun, her şey sakin...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Günaydın Geceyarısı
Baskı tarihi:
1990
Sayfa sayısı:
188
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755101699
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Good Morning, Midnight
Çeviri:
Pınar Kür
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Günaydın Geceyarısı
Günaydın Geceyarısı
Good Morning, Midnight
"Günaydın Geceyarısı", yazılışının üzerinden yirmi yıla yakın bir süre geçtikten sonra bir gün BBC'de radyofonize edilerek yayınlanır ve umulmadık yankılar uyandırır. Ancak "Jean Rhys" ortalarda yoktur. Hayatta olup olmadığı bile bilinmemektedir. Yazarın izini süren meraklıları, sonunda onu bir kıyı kasabasında yapayalnız bulurlar. Yazar o yapayalnızlığı içinde de durmamış, yazmıştır. Yıllar öncesi bıraktığı Londra'ya döner....
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Shushu
  • Pınar Bildiren
  • Cansu
  • Halit Ataseven
  • Gamze
  • oy920
  • gülay yvz
  • 22mart
  • Özlem Akbaş
  • Rumaru chan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.6 (3)
9
%0
8
%13.6 (3)
7
%0
6
%9.1 (2)
5
%4.5 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0