The Misanthrope

The Misanthrope
@_alceste_
SDÜ/ Türk Dili ve Edebiyatı appraf.com/the_misanthrope
« “Kız kolunda damga var, damga var!” diye okuyunca Cevriye, şiddetle iki kolunu birden meze tabaklarının, rakı şişelerinin, kadeh ve bardakların arasına uzattı. Masada bir şangırtı oldu. Hepsi masanın üzerine dayanmış bu ince, esmer ve güzel kola baktılar. Bu kolların her iki bileğinde de dövmeden yapılmış, hakiki kelepçe büyüklüğünde iki kelepçe resmi vardı.»
Sayfa 45 - Doğan Kitap, II. Baskı: Şubat 2004, İstanbul·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
The Misanthrope
« İstanbul’a ilk geldiği gece, karakolun aynasında kollarına baktığı zaman bileklerinde bu kelepçe resimleri yoktu. Bunu sonradan yaptırmıştı. Barba’ya yalvarmış, Galata’nın en mahir dövmecisini buldurmuştu. Ve kollarını ona uzatarak: — İkisine de kelepçe resmi yap! demişti. Sahici büyüklüğünde olsun!»

The Misanthrope

, bir kitap okudu
8/10
·277 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 19:44
·
2026 25. kitabı
Ümit Yaşar Oğuzcan
8.8/10 · 10bin okunma
Poyrazcım Karayel isimli okura yanıt verildi
The Misanthrope
Doğru kitaba başlıyorum değil mi?
Hypatia'nın hikayesi
Kitaplıkta çalışan son bilgin bir matematikçi, astronom, fizikçi ve yeni-Platoncu felsefe okulu önderiydi. Herhangi bir çağda bir insanın gösterebileceği en olağanüstü başarıları kendinde toplamış olan bu kadının adı Hypatia'ydı. 370 yılında İskenderiye'de doğmuştu. Kadınların elinde çok az olanağın bulunduğu ve onlara eşya gözüyle bakıldığı bir dönemde Hypatia serbestçe ve geleneksel kurallara aldırış etmeden erkek çevrelerinde dolaşırdı. Her bakımdan güzel bir kadındı. Peşinden koşan epey erkek olmasına karşın evlenme önerilerini reddettiği biliniyor. Hypatia döneminin İskenderiye'si artık epeydir Romalıların egemenliği altında kalmış bir kentti ve gerginlik içindeydi. Kölelik klasik uygarlığın canlılığını çürütmüştü. Hıristiyan Kilisesi yeni doğmuştu; gücünü kökleştirerek putperestliğin etkisini ve kültürünü silmeye çaba harcıyordu. Hypatia bu köklü sosyal güçlerin patlama noktası üzerinde basıncı ayarlama rolündeydi. İskenderiye Başpiskoposu Cyrillus, Hypatia'nın Romalı valiyle olan yakın dostluğu, öğrenimin ve bilimin simgesi olması, bunun da Kilise tarafından putperestlikle eş görülmesi nedeniyle ondan nefret ediyordu. Ama Hypatia hayatının tehlikede olduğunu bile bile öğretime ve öğretilerini yayımlamaya devam etti. 415 yılında bir gün işe giderken Başpiskopos Cyrillus'un müritleri tarafından yolda kıstırıldı. Atlı arabadan indirildi, elbiseleri yırtıldı ve katiller ellerindeki deniz kabuklarıyla Hypatia'nın etlerini kemiklerinden kazıdılar. Kalıntısı yakıldı, eserleri yok edildi ve adı unutuldu. Cyrillus'a ise aziz ilan edildi.
Sayfa 358·Kitabı okudu
Tarih
The Misanthrope
🎬Agora (2009), Hypatia üzerinden insanlığın karanlığa düşüşünü sembolik olarak iyi anlatmış bir film. Rachel Weisz'i de ayrıca seviyorum. :)