18 Ocak 1871’de kurulmuş olan Alman İmparatorluğu, İngiliz çıkarlarını tehdit eden başlıca güç olarak birkaç onyılda Rusya’nın yerini almıştı. Bunun nedenlerinden biri İngiltere’nin sanayide kısmen gerilemiş olmasıydı. İngiltere 19. yüzyılın ortasında dünya kömürünün üçte ikisini, demirinin yarısını ve çeliğinin % 70’ten fazlasını üretiyordu; dünyada ticareti yapılan mamul malların % 40’ından fazlası Britanya adalarında üretiliyordu. Bu dönemde dünya sanayi üretiminin yarısını İngilizler gerçekleştiriyordu. 1870’te bu rakam % 32’ye ve 1920’de % 15’e düşmüştü.
Kimyasal maddeler ve makine sanayii gibi yeni ve daha önemli sanayi dallarında Almanya liderliği ele geçirmişti. 1914’te toplam uluslararası yatırımların %41’ini elinde tutan İngiltere’nin bu üstünlüğü bile inişe geçmişti.
Etkin Londra dergisi The Economist'm editörü Walter Bagehot, Almanya yüzünden Rus yayılmacılığından korkmaya artık gerek kalmadığı sonucuna varıyordu: “...Rusya’nın Avrupa’nın korkmasını gerektirecek kadar büyük bir güç olduğuna ilişkin eski fikir... Almanya-öncesi döneme aittir.” Rusya’nın Japonya tarafından büyük bir yenilgiye uğratılması (1904-5), ardından 1905’te St. Petersburg ve diğer kentlerdeki ayaklanmalar, Çar’ın ordularının artık kaygı duyulacak kadar güçlü olmadığını gösteriyordu.
Sayfa 32 - Epsilon Yayınları