İnsanlık, gerçeğin, adaletin ve güzelliğin arayışını sürdürüyor. Gerçeği arıyoruz çünkü zihnimizde depoladığımız yalanlara inanıyoruz. Adaleti arıyoruz çünkü sahip olduğumuz inanç sisteminde adalet yok.
Bizim çok güçlü belleğimiz var. Bir hata yaparız, kendimizi yargılarız, kendimizi suçlu buluruz, kendinize ceza veririz. Eğer adalet varsa bu yeterlidir. Hatayı bir daha yapmayız. Oysa hatamızı her hatırlayışğımızda kendimizi yeniden yargılarız, yeniden suçlu buluruz, ve kendimizi yeniden canlandırırız. Her hatırlayış’ımızda tekrar ve tekrar, tekrar ve tekrar cezalandırırız. Bu ceza bir türlü bitmez. Bu adil mi?