Kitabı okurken bir süre ben ne okuyorum, sonunda ne olacak, neden böyle bir şey yazılmış diye düşünürken son sayfalara geldiğimde Jack London'un sanki asırlar öncesi, Adem'den öncesinde bile aynı şeylerin yaşanmış olduğu fikrini nasıl güzel yansıttığını gördüm. Karısını döven bir baba, yalnız yaşayamayacağını düşündüğü için hemen başkasıyla evlenen anne, evden kovulma, şiddet, sana ait olmayana göz koyma, taciz, istismar, zorla alıkoyma... Daha neler neler. Bunları okurken yeri geldi canım sıkıldı. Çünkü her gün aynı şeyleri televizyonda ve internetten de görüyordum. Atavizmi bu kadar sağlam taşımış olduğumuz düşüncesi bile insanı ürpertiyor. Atalarım o sallanan daldan düştüğü halde ölmediği için sevinmeli miyim bilemiyorum. Bu acıları çeken insanların bir zaman sonra Kızıl Göz'e dönüşmeleri hepimizin bu atavizmi taşıdğını düşündürüyor. Haklı da. Jack London güzel yazmış. Okumakla güzel bir bakış açısı kazanabilirsiniz.