Shakespeare'in okuduğum üçüncü eseri. Çoğunlukta olduğu gibi benim de en sevdiğim eser bu oldu. Konusundan bahsedecek olursak; Hamlet, Danimarka Prensi, babasının ölümünden sonra tahta geçen amcası Claudius' a yoğun bir nefret beslemeye başlıyor. Haklı da sebepleri var. Kral'ın ölümünden iki ay sonra Hamlet'in annesi Kraliçe Kral Claudius ile evleniyor. Hamlet'in nefretinin kaynağı bu. Hatta annesi ve amcasına olan öfkesini şu dizelerle dile getiriyor:
''Ah bu katı, kaskatı beden bir dağılsa,
Eriyip gitse bir çiy tanesinde sabahın!
Ya da Tanrı yasak etmemiş olsa
Kendi kendini öldürmesini insanın!
Tanrım! Ulu Tanrım! Ne bunaltıcı, ne berbat,
Daha eskimedi o gün giydiği pabuçlar
Babamın tabutu ardında yürürken,
Niobe gibi, iki gözü iki çeşme...
Nasıl olur, o kadın, evet aynı kadın
-Tanrım beyinsiz bir hayvan bile
Daha fazla acı çekerdi- amcamla evleniyor;
Babamın kardeşiyle; öyle de bir kardeş ki
Ben Herakles'e ne kadar benzemezsem
O da o kadar benzemiyor babama.
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
Bugüne kadar okuduğumuz, kitaplığımızda bulunan neredeyse tüm kitapların -roman, hikaye hiç farketmez- hepsinin atası olan Don Kişot... Mahsun Yüzlü Aslanlar Şövalyesi Don Kişot.
Kitap hakkında yazılacak, söylenecek o kadar çok şey var ki nereden nasıl başlasam bilemiyorum. Konusuyla başlayalım; Senyör Kesada namı diğer Don Kişot, İspanya'nın bir köyünde yaşayan hali vakti yerinde bir asilzade. Zaman içinde tüm servetini şövalye hikayelerinin anlatıldığı kitaplar harcıyor ve kendinin de bir şövalye olduğuna inanmaya başlıyor. Tamamen kafasının içinde olan dostlarını, düşmanlarını belirliyor, seyis olarak da bir köylüyü Sancho Panza'yı seçerek gezici şövalyeliğe başlıyor. Tüm kitap boyunca bu çılgın ikilinin İspanya yollarında yaşadığı olağanüstü maceraları okuyoruz. Şövalyemizin tek amacı İspanya'nın en güçlü, yenilmez şövalyesi olup biricik aşkı Prenses Dulcinea del Toboso'ya kavuşmak. Yolda birbirinden güzel maceralar yaşıyorlar. Kimi zaman Sancho'nun saflığına gülerken, kimi zaman da Don Kişot'a üzüldüm. Karşılaştığı insanlar, dostları hatta seyii bile onun bir deli olduğunu düşünüyor ve yaşadığı her şeyle dalga geçiyorlar. Kitabın sonlarına kadar en sevdiğim karakter Sancho Panza iken efendisine söylediği yalanlar, onu aldatmaları beni çok soğuttu. İçimden keşke Don Kişot mutlu olsaydı da adı artık Mahzun Yüzlü Şövalye olarak anılmasaydı dedim. Konuyla, hikayeyle ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Zaten neredeyse 400 yaşını aşmış bir esere ne söylenebilir ki!
Ben YKY'nın Reşat Nuri Güntekin çevirisi olan versiyonunu okudum. Sevmediğim noktalarsa kitapta imla hatalarının, harf eksiklerinin olması ve diyaloglar içinde o dönemde kullanılmayan, günümüzde Müslümanlar'ın hatta sanırım Türkler'in kullandığı deyimlere ve söz öbeklerine yer verilmesi oldu. Kitabın akışını
Don KişotMiguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202127,5bin okunma