Kitap bitince dedim ki:Ah insanoğlu rezil haldesin. Gencecik gürgendim diyor kitabın başında. Keşke hep öyle kalsaydı diyorsun kitabı bitirince . İnsan tepesindeki uçan kuşun ,göğün , bastığı toprağın , toprakla buluşup insanın göz zevkini dolduran , heybetlice duran ağaçların kıymetini bilmedi, bilmeyecek . Çünkü insan hep sahip olduğundan fazlasını isteyecek. Rüzgarın getirdiği yağmur , çiçek , deniz kokusunu almak yerine insanoğlu barutun , savaşın, korkunun , makinenin kokusunu alacak . İnsan, insanı anlamıyor ki , onun için var olanları anlasın. Kitapta inancın, hayalin, umudun hep var olduğunu görüyor , bitmesin diyorsun. Sonra birileri bunları hep yerle bir ediyor .Dönüp dolaşıp insanda başlıyor , insanda bitiyordu . İnsan, hep masallara karışıp masalların kötü kahramanları oluyor . Okurken ata vurulan kamçının acısını sırtında hissediyor , bir şehit acısını hissediyor , takım elbiseli , güzel giyimli, güzel kokulu insanların acımasızlığını hissediyor. Sonra kendine soruyorsun :Ben bu doğanın , insanlığın neresindeyim? İnsan olmak işte kitap bize nasıl bir insan olmamamız gerektiğini ince ince gösteriyor . İçimi acıtan şu cümle: Yüreğim , bu gençten sonra bir insanın daha iple çekilmesine dayanamazsın.Peki insanoğlu nasıl dayanıyorsun ? Hadi ver cevabını taşa, toprağa, kuşa, çiçeğe , ağaca!