O yüzden, anlamak istediğim ilk muamma şuydu: Antidepresan
alırken nasıl olup da hala depresyondaydım? Her şeyi doğru yapmama
rağmen hala bir terslik vardı. Neden?
Her halükarda, o sormamıştı, ben de nedenini merak etmemiştim.
Bunu takip eden on üç yıl boyunca doktorlar aynı ilaç için reçeteler
yazmaya devam etti ve hiçbiri de bu soruları sormadı. Sormuş
olsalardı içerleyip şöyle derdim muhtemelen: Mutluluk yaratan doğru
kimyasalları üretemeyen arızalı bir beynim varsa şayet, böyle sorular
sormanın ne anlamı var ki? Zalimlik değil mi bu? Bunamadan
mustarip olan bir hastaya anahtarlarını nerede bıraktığını niye hatırlayamadığını
sormazsınız. Aptalca bir soru bu. Tıp fakültesine gitmediniz
mi siz?
…idam cezasına çarptırılacağı günün arifesinde hep “İsa’ya inanarak ölmesinin iyiliğinden” söz ederler.Oysa daha önce ona “İsayı severek yaşamanın “ ne olduğunu öğretmek gerekli görülmemiştir.