"Bugün telefon eden bendim. Kendimde o gücü bulsaydım, "gidiyorum" diyecektim, hep ertelediğim bir yolculuğa çıkıyorum. Oysa yalnızca sustum. "Alo" diyen sesini duyunca sarsıldım. Konuşursam gidemeyeceğimden korktum."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İlk kez Cemil Kavukçu öyküleri okudum. Yalnız Uyuyanlar İçin isminden de anlaşıldığı üzere yalnızlık temalı öyküleri içeriyor. Yalnızlığın, terk edişin, terk edilmişliğin, gidememenin, gidip arkaya bakamamanın, aklı arkasında kalanların hikayeleri bunlar. Her karakter kendine dönüp bakıyor öykünün bir yerlerinde. Kendi iç hesaplaşmasıyla anlıyor vardığı noktayı, ya da anlayamıyor. Yani içinde bir çok duyguyu barındırıyor Yalnız Uyuyanlar İçin'deki öyküler.
Ahmet Ümit'in okuduğum ikinci kitabı Bir Ses Böler Gece'yi akıcı bir anlatıma sahip. Yazarlığının başlarında yazdığı bu kitabın ismini duymuş ama okuyamamıştım. Bir günde okudum.
Kitap Süha karakteriyle başlıyor. İş için gittiği bir köyde kaza geçirir ve yardım için köy halkını ararken bir kalabalıkla karşılaşır. Karşılaştığı ilginç durum ve konuşmalar ona geçmişini hatırlatır ve böylece kitap hem Süha'nın geçmişini hem karşılaştığı insanların anlattıklarını anlatarak ilerler.