Kitapta günlerdir balık tutamayan yaşlı bir adamın pes etmeden yine balığa çıktığı bir gün yaşadığı zorlu olaylar anlatılıyor. Yazar yaşlı balıkçının kendisiyle ve yakalamaya çalıştığı balıkla konuşmaları üzerinden , bir balıkçı olmanın, denizle ve balıklarla kurulan bağın nasıl olduğunu da aktarıyor okura.
"Geçen uzun yıllar, onu da sanki yosun gibi, balık gibi, kaya, kum, çakıl gibi denizin bir parçası yapmıştı. Denizle birlikte soluk alır; o hırçınsa hırçın, durgunsa durgun, hüzünlüyse hüzünlü olurdu."