Derya

Derya
@_benderya_
IG--> instagram/ _ben.derya_
İnsan Kaynakları Yöneticisi
Yüksek Lisans
43 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
10/10
·224 syf.··
2024 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 00:00
“Aşk, disiplinli ve mantıklı çalışma düzenini bir anda altüst eden sinsi bir diploma düşmanıydı.” Herhalde 20’li yaşlarımın bir hikayesini yazsam başı böyle bir cümleyle başlardı :) Bir kitabı okurken, kendinizden bir parça bulabiliyorsunuz. Aramanıza gerek yoktur. Onu okuduğunuz an yüzünüze bir gülümseme oturur veya hüzünlenirsiniz. Ben de bu cümleyi okuduğumda gülümsedim. Bahar Eriş’in ilk romanı. Zeynep’in gençlik yıllarından, evlenip çocuk sahibi olana kadarki hayat hikayesini okuyoruz. Gülerek başladığımız romanı, ağlayarak bitiriyoruz. Hani film izlerken bazı sahnelerde bir anda bir şey olur ve “hiiiii” diye bir ses çıkarırız ya, bu kitabın bir yerinde de aynı sesi çıkarıyorsunuz. Kalbiniz hızlı hızlı atmaya başlıyor. Hele öyle bir bölüm var ki, gözlerinize dolan yaşlardan kelimeleri zor seçiyorsunuz. Sürekli gözünüzü kırpıp yaşların akmasını sağlıyorsunuz ki devam edebilesiniz :( Bahar Eriş’in kitaplarından mutlaka bir şeyler de öğrenirsiniz. Mesela ben “keşiş yengeci” ni bu kitapta öğrendim. Mesela “Deja vu” nun tersinin “Vuja de” olduğunu. Sonra Aşk’ın çeşitli tanımlarını yapmış. Biri çok komik. “Aşk, aşırı hormon salgısının yol açtığı geçici körlük haliydi. Dopaminle başlayıp oksitosin, vazopressin ve zamanla ‘allahsenikahretsin’ e dönüşen bir hormon seliydi” diyor :)) Hangisi size uyarsa. Ben en başta yazdığımı aldım. En sonda, kızına yazdığı mektupla da son vuruşunu yapıyor Zeynep, “Son yok” diyerek… Bahar Eriş’in hangi kitabını alırsanız alın, o içtenliği ve naifliği hissedersiniz, ruhunuz doyar. Sırf bunun için bile okunmaya değerdir kitapları, -ki ruhunuzun yanında beyniniz de doyar.
Güneşin İki YüzüBahar Eriş · Alfa Yayıncılık · 20231,387 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Derya

, bir kitap okudu
10/10
·224 syf.··
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 00:00
·
2024 22. kitabı
Bahar Eriş
8.8/10 · 1.387 okunma
6/10
·128 syf.··
2024 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 00:00
“Bütün anneler içlerinde kızlarını ve bütün kızlar da içlerinde annelerini taşırlar” Carl G. Jung Kitaptan bir alıntıyla başlamak istedim. Ben kitabı biraz aile dizilimi konusuyla da bağdaştırdım. Geçmişte yaşadığımız olayların bugünümüzü nasıl etkilediği ve bu olaylardan ya da günümüzün popüler deyişiyle travmalardan nasıl kurtuluruz onlardan bahsediyor. Nasıl etkilediği konusu çeşitli hikayelerle işlenmiş. Yazarı, Psikoloji bilimi uzmanı Betül Demirkıran Dündar. Kendisinin de yaşadığı hayat hikayesini eklemiş aynı zamanda. Bu kitabı benim de bir kızım olduğu ve başlığının oldukça ilgimi çekmesi üzerine almıştım. Bir de üstüne ben de annemin kızıyım sonuçta :) Psikoloji alanında uzmanlığı olan bir hocam şöyle demişti bir eğitimde ve çok etkilenmiştim. “Bir zamanlar anne ve babanız da birer çocuktu. Onların da hayalleri, özlemleri, yapmak istedikleri, yapamadıkları, söylemek isteyip de söyleyemedikleri, heyecanları, korkuları vardı. Belki bazı istediklerini yaptılar belki yapamadılar. Ne olursa olsun, yaşadığınız her şeyi ebeveynlerinize bağlamayın. Onlar, kendi dönemlerinin en iyi ebeveynleriydiler. Siz de kendi döneminizde öylesiniz. Sizin kendi iradeniz var ve bunu değiştirmek sizin elinizde. Ne siz onlarsınız, ne de çocuğunuz siz olacak. Bunu böyle düşünün ve çocuklarınızı da kendi istediğiniz bir birey gibi yetiştirmeye çalışmayın.” Bunun üzerine daha fazla bir şey yazmak gereksiz olur sanırım. Psikoloji alanına ilginiz varsa veya bu tip konuları merak ediyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
Kızlar Annelerinin Kaderini mi YaşarBetül Demirkıran · Destek Yayınları · 2023197 okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2024 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 00:00
Sonunda o hayalini kurduğumuz evi aldık, hayalini kurduğumuz arabayı, yazlığı, elektronik eşyayı ya da koltuk takımını. Yıllar önce seçmiş olduğumuz mesleği yapıyoruz ya da şartların bizi sürüklediği yerdeyiz. Teknoloji desen aldı başını gitti. Her şey artık daha kolay, daha zahmetsiz. Peki #mutluluk oranı ne durumda sizce? Bilimsel araştırmalar, paranın, lüksün ya da konforun mutluluk getirmediğini ortaya koyuyor. Prof. Dr. Mihaly Csikszentmihaly 25 yıllık araştırmalarını döktüğü bu kitabına şu sorularla başlıyor: ”İnsanlar ne zaman en mutlu olurlar? İnsanoğlunun kaderinde tatmin olmamak olduğu için mi kişiler hep sahip olabileceklerinden daha fazlasını istiyorlar? Yoksa en kıymetli anlarımızın tadını çıkaran bu yaygın keyifsizliğin nedeni mutluluğu yanlış yerlerde aramamız mı?” #profdrmihalycsikszentmihalyi diyor ki: “Mutluluğu hayatın içinde aramak yerine; hayatı, mutluluğun içinde daha fazla yer alacağı şekilde düzenleyebiliriz.” Hani bir şeyle meşgulken, açlığını anlamazsın, yemek yemeği unutursun, zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın ya, bir şey içinden geldiği zaman asla karşı koyamazsın, kaptırırsın kendini. işte o halimiz “Akış”. Dolayısıyla kendimizi kaybedecek kadar neye adıyoruz kendimizi bi bakmak lazım. Mutluluk, kendimizi adamış olduğumuz hallerimizde gizli. Onun uğruna savaştığımız anlarımızda. Kitap 10 bölümden oluşuyor. Asıl görmemiz gereken yerlere bakmamızı sağlayan 10 bölüm. Ben hem kişisel gelişim hem de psikoloji alanında okumalar yapmayı seven biri olarak çok beğenerek ve keyifle okuduğumu söyleyebilirim. Bakış açıma ve öz farkındalığıma olumlu katkıları oldu. Bu kitap bir çırpıda okunabilecek bir kitap değil. Altını çize çize, belki aynı cümleyi bir kaç sefer okuyarak, gerçekten anlayarak okunması gerektiğini düşünüyorum. Ara sıra açıp, o
Akış: Mutluluk BilimiMihaly Csikszentmihalyi · Buzdağı Yayınevi · 20171,306 okunma