Derya

Derya
@_benderya_
IG--> instagram/ _ben.derya_
İnsan Kaynakları Yöneticisi
Yüksek Lisans
43 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
8/10
·391 syf.··
2024 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 00:00
İletişimdeki sorunlarımızın, çoğu zaman karşımızdakini anlamaya çalışmak kadar basit bir çözümü var. Ama bunu ne kadar başarıyoruz sizce? Empati… Herkesin konuştuğu ama çok az kişinin yaptığı bir şey. İletişim dediğimiz şey ise, bir köprü kurmak. Bir tarafın diğer tarafa yürümesiyle değil, iki tarafın da birbirine yaklaşmasıyla sağlamlaşan. Aksi halde denge şaşıyor ve köprünün bir ayağı kırılıyor. Tıpkı bu şarkıdaki gibi “la la la lö lö lö” den öteye geçemiyoruz :) Prof. Dr. Üstün Dökmen kitabında bu konuya ışık tutuyor. Kişilerarası etkileşimi, Transaksiyonel Analiz yöntemiyle ele alarak, Ana-baba, Yetişkin ve Çocuk benlik durumlarımızı örneklerle açıklıyor. İletişim çatışmalarını ise bu benlik durumlarımız üzerinden anlatarak, bunları çözmek için empatinin şart olduğunu belirtiyor. Empati davranışını ise, bu üç benlik durumunu dengeli şekilde kullanabilen bireyler ancak başarılı şekilde sergileyebiliyor. Benmerkezci yani ego durumu yüksek olan bireylerin empati kurması zor. Aşağıda kitapla ilgili notları ve bir de soru hazırladım. Literatürden çokça kaynak belirtilerek konular ele alınmış. Eklerle ve çeşitli görsel ve şemalarla desteklenmiş. Anlaşılabilir olması hedeflendiği, günlük hayattan fazlasıyla örnekler verilmesinden belli. Kitap değil eser. Başucu kitabından anladığım böyle bir şey :) Bilimsel bir makale okumuş gibi hissettim. Alıntıların yanı sıra, Dökmen’in savunduğu tezler de var. Toplam 391 sayfa. İletişimin, çatışmanın ve empatinin tarihsel yolculuğuna şahit oluyoruz. Paralelinde tarihi genel kültürünüzü de arttırıyor. Bir soru: İnsanları gerçekten “anlamak için” dinlediğinizi düşünüyor musunuz? Yoksa söyledikleriniz bir önermenin ötesine geçemiyor mu?
Sanatta ve Günlük Yaşamda İletişim Çatışmaları ve EmpatiÜstün Dökmen · Remzi Kitabevi · 20191,691 okunma
Reklam

Derya

, bir kitap okudu
8/10
·391 syf.··
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 00:00
·
2024 22. kitabı
6/10
·99 syf.··
2024 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 00:00
“Bir roman kahramanı mesela. Kitapta bir laf eder. Altı çizilecek cilalı cümlelerden değil ama, kendi halinde bir cümle. Bir tek sen cımbızlarsın onu kitabın kalabalığından. Sırf sana bir şey anlatır o cümle. Başka herkes susar” Melisa KESMEZ, Bazen Bahar Bir çocuğun gözünden 5 kişilik aile anlatılıyor. Sessiz, sakin, içe dönük ve kendince. Sıradan bir hayatın kesitlerini okuyoruz. Özellikle özlemler, yaşanamayanlar ve yarım kalanlar ile geçip giden zaman temalarını hissedebilirsiniz. Kitabı, bir sosyal medya kullanıcısının “başucu kitabım” şeklinde yorumlamasıyla aldım. Yani aslında bu yorum ile beklentim çok yüksek çıktım yola ama benim için bir başucu kitabı olmadı. Çünkü benim başucu kitabından anladığım çok daha başka. Bir kitabı herkes kendi içinde farklı kategorize edebiliyor sonucu çıkıyor buradan :) Başta yaptığım alıntıyı bu kitaba çok yakıştırdım. Zira ben de kitaptaki bir paragrafı iki kere okudum. Kitapla ilgili aldığım notlar: 99 sayfalık ve hemen biten bir kitap. Çerezlik :) Kitabın adı ilgi çekici. Hikaye, başlık başlık yazılmış ve başlıklar güzel seçilmiş. Onlar da ilgi uyandırıyor. Toplam 24 hikayeden oluşuyor. Hikayeler ve onları bir araya getiren cümleler kısa fakat size kalan geniş bir düşünme alanı var. Yani tam alışmışken bitiveriyor. Sanki size bırakılmış devamı. Fazla melankolik ama kısa tutulduğu için yormuyor ancak bazı okuyucular için temposu ağır olabilir.
Aramızdaki En Kısa MesafeBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20204,320 okunma
9/10
·288 syf.··
2024 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 00:00
Hayatının bir döneminde durmak, her şeyden vazgeçmek demek değildi. Yapılan haksızlıklara kafa atmaktı sadece belki. Kendine olan saygını, sana saygısı olmayanlara karşı tuttuğun kalkanındı. Yeniden ve fakat bu kez kendini dinleyip yapmak istediğin şeyi hayata geçirmek için bir fırsattı bu vazgeçiş. Daha sakin, sıcak, sevginin, nezaketin, huzurun, hoşgörünün olduğu bir alan yaratmaktı. Zor muydu çok? Tutunabilir miydi böylesine umarsız bir hayatın içinde? Sadece kendin olmak yeterdi belki de. “İki tarafın da birbirine rahatsızlık vermeden özgürce hareket edebilmesi için ideal yolun nezaketten geçtiğini mi düşünmüştü?” diye düşündü bir ara. Tam da o istediği insanlarla çevrilmişti, aradığı buydu. Kitabı okumaya başladığımda, giriş sayfasına şu notları aldım: Sıcak, samimi, dingin, tanıdık hisler veriyor. Huzurlu ve sakin. Sevgi, hoşgörü ve nezaket ön planda. Kendi içine dönmek ile iyi hissetmek arasındaki bağ. Kariyerini bırakıp, eşinden boşanıyor Youngju. Hayalinin peşinden giderek bir kitabevi açıyor. İçinde kahve kokuları ve arka planda usulca çalan gitar sesi eşliğinde. Bu kitabevinden yolu geçen herkes, zamanla hayatı ve nasıl yaşamaları gerektiğini öğreniyor. Diyeceğim o ki; tam benlik bir kitaptı. O aradığımız sakin ve huzurlu duyguları harekete geçirecek bir kitap.
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma