İnsan kaderinin büyük taraflarından biri de, bugün attığı adımın kendisini nereye götüreceğini bilmemesidir. Baki'nin Fatih Camii'nde fakir bir müezzin olan babası, oğlunun Türkçe'yi kendi adına fethedeceğini, sözün ebedi saltanatını kuracağını; Nedim'in anası, Türkçe'nin ikliminde oğlunun bir bahar rüzgarı gibi güleceğini, onun geçtiği yerlerde bülbül şakımasının kesilmeyeceğini, ağzından çıkan her sözün ebediliğin bir köşesinde bir erguvan gibi kanayacağını biliyorlar mıydı? Bunun gibi, Malazgirt Ovası'nda döğüşen yiğitler, kılıçlarının havada çizdiği kavsin, bütün ufku dolduran nal şakırtılarının. Sinan'ın, Hayreddin'in, Itri'nin, Dede'nin dünyalarına gebe olduğundan elbette habersizdiler. Kader, insan ruhu bir tarafını tamamlasın, yaratılışın büyük rüyalarından biri gerçekleşsin diye, onları bu ovaya kadar göndermişti. Yaratıcı ruhun emrinde idiler onun istediğini yaptılar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yedi adam biri bir gün
Bir bela gördü
Gereğini belledi
Yalvarsa evleri harap kadınlar
ve ağlayan birkaç çocuk
Kamalar salınsa karnına
Ayrılmaz belalı yanından
Haberlerime kulak asmayıp
Duymadık demeyesiniz kardeşlerim
Ülkem bugün
Yariyle buluşmuş gizlilerde
Tepeden tırnağa yeni yıkanmış
Ve örtüler içinde
Göz kapakları kale kapıları
Gibi örtülü
Yassı gözlü kabarık alınlı
Kalbine ve beline zengin
Düzgün bedenli bol saçlı erkekler gibi
Ülkem
...
Babam Resulullah’dan (s.a.v) namazında gevşeklik yapan kadın ve erkekler hakkında soru sorduğumda şöyle buyurdular: “Kadın ve erkeklerden her kim namazında gevşeklik yaparsa, Allah-u Teâlâ, onu on beş belaya duçar eder: Allah-u Teâlâ, bereketi ömründen, rızkından kaldırır; salih insanların simasını onun yüzünden giderir; yaptığı her işe ücret (mükafat) verilmez; duası göklere yükselmez (müstecab olmaz); salih insanların duasından nasibi olmaz; zelil olarak ölür, açken ölür, susuz olarak can verir. Öyle ki dünya nehirlerinin suyunu bile ona verirlerse, susuzluğu giderilmez. Allah-u Teâlâ, onu kabirde rahatsız etmesi için bir meleği memur eder; kabri dar olur; kabri karanlık olur. Allah-u Teâlâ, halkın ona baktığı halde yüz üstü çekip sürümesi için bir meleği görevlendirir. Sıkı bir hesaba (sorgu suale) tabii tutulur. Allah-u Teâlâ, (rahmet gözüyle) ona bakmaz; onu (günahlardan) arındırmaz ve onun için elemli bir azap olur."