Dilinden düşürmediği bir dua var Abdullah b. Ömer'in: "Allah'ım! Beni bugün dağıtacağın her hayırdan, indireceğin her hidayet nurundan, yazacağın her rahmetten, vereceğin her rızıktan, defedeceğin her zarardan, kaldıracağın her beladan ve önleyeceğin her fitneden en fazla nasiplenen kullarından eyle!" [Heysemi, Mecmauz Zevaid. XVII, 313] Amin, amin, amin...
Açlığa sabredersin, adı "oruç" olur. Acıya sabredersin, adı "metanet" olur. İnsanlara sabredersin, adı "hoşgörü❞ olur.
Dileğe sabredersin, adı "dua" olur. Duygulara sabredersin, adı "gözyaşı” olur. Özleme sabredersin, adı "hasret" olur.
Sevgiye sabredersin, adı "AŞK" olur.
Kur'ân ve sünnet: "Salih olun, sâlihalara talip olun. Saliha olun, salihlere talip olun." diye aslında bize bir çağrıda bulunuyor. Efendimiz (sas) bizler daha iyi anlayalım diye meseleye farklı bir vecih kazandırıyor ve şöyle buyuruyor: "Allah kime sâliha bir eş nasip etmişse dininin yarısına yardım etmiş demektir. O hâlde o da dininin diğer yarısını korumada Allah'tan korksun." [Taberânî, Mu'cemü'l-Evsat, 972; Beyhaki, Şu'abu'l-İman, 5072]
Hz. Ali ve Afrika'nın fatihi o büyük insan Ukbe b. Amr farklı yerlerde aynı rivayeti bize naklediyorlar. Efendimiz (sas) şöyle buyurmuştur: "Seninle ilgisini kesenden sen ilgini kesme! Sana vermeyene sen ver! Sana kötülük edeni sen bağış la!" [Ahmed b. Hanbel, Müsned, XXVIII, 654; Taberani, Mu'cemü'l-Evsat, V, 364; Beyhaki, Şu'abu'l-İman, VI, 221)