İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak degil, kötülük yapacak cevheri icimizde tasimamak demektir..
İçimizde şeytan yok... içimizde aciz var...tembellik var...iradesizlik,bilgisizlik ve bunların hepsinden daha kötü bir sey; hakikatleri görmekten kaçmak itiyadi var
Hayatta hiç bir şey , uğrunda ölmek için istenmez. Her sey yaşamamız için olmalıdır. Yaşamak, herkesten daha iyi ,herkesten daha üstün yaşamak , insanlara hakim olarak , kuvvetli, belki de biraz zalim olarak yaşamak... Dünyada bundan başka istenecek ne vardır?
...hiçbir doğru ve akıllıca tarafını bulamadığım bu hayata beni bağlayan kuvvetin, içimde saklı bir şeytan olması sahiden mümkündü.
.
.
.
Çok önceden okumuş olduğum ve benim için yeri en ayrı kitap diyebilirim. İlk başta adı zaten ilgimi çekmişti ama kitabı okuduktan sonra iyi ki okudum dediğim çoğu kitaptan biri. Eminimki çoğu kişi Sabahattin Ali'nin kitaplarını alıp okuyup aşık olmuştur.
Zaten Sabahattin alinin kaleminden çıkıpta kötü olan hiçbir eser yok
Kitabın konusuna gelirsek 1940 larda yaşayan Ömer ve Macidenin tesadüfen karşılaşmaları ve yaşadıkları zorlu hayat yüzünden evlenip birbirlerine tutunmalarını anlatıyor. Ömer'in hayatı , kendini sorgulama çabalarını ve diğer karakterlerinde iç dünyalarını çok güzel yorumlamış. Ömer'in yaşadığı hayal dünyası kafasında yarattığı olaylar yüzünden çoğu zaman yanlışa düşüyor ve bu yaptığı yanlışları da içindeki şeytana yüklüyor. Aslına bakarsanız bende kitaba ilk başladığımda gerçekten yaptığım bazı yanlışları ona yüklemedim degil ve Ömere de hak vermiştim. Ancak kitabın sonuna geldiğimde Ömer gibi bende çok yanıldığımı anladım.
Biz sadece her suçumuzu her yenilişimizi her tembelliğimizi,aldanmalarımızı görmezden gelip kaçmaya çalışmışız. Size tavsiyem hiçbir şeyden kaçmayın ve yüzleşmeyi deneyin,