Katibe

Katibe
@_book
39 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·331 syf.··
2022 2. kitabı
"Gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. işte onlar hayvanlar gibidir."( A'raf 179. ayet) Kuran'da geçen A'raf suresine ait bu ayet, kitabı özetler nitelikte. Hatta kitabın sonlarınada geçen "Ne düşündüğümü söyleyeyim mi sana, Söyle, Bence biz kör olmadık biz zaten kördük." Sözü de bize zaten insanların gözleri önünde olup biten adaletsizliğe, zulme, eşitsizliğe kör olduklarını, bunun giderek arttığını ve yine bize kitap insanın, bir duyusunu kaybettiğinde ne kadar acizleştigini, ne kadar muhtaç bir varlık olduğunu anlatıyor. İnsan, diğer insanlar tarafından görülüp fark edildiği ve eleştirilebildiği için mi düzgün yaşar eğer öylese herkesin kör olduğu bir durumda, kimsenin seni fark etmediği bir durumda düzgün yaşamak gerekir mi? Kitabın konusuna gelecek olursak; Körlüğe sebep olan bir virüsün yayılması, hükümet denen yapının, bu olağanüstü durum karşısında, ilk belirti gösteren insanları, eski bir deliler hastanesine hapsetmesi ve bu hapishanede insanlık dramının yaşanması. Şu soruyu sormadan edemeyeceğim hükümet denen olgu böyle olağanüstü durumlar karşısında insanlığın yararına ne kadar doğru karar alabilir ? O bir avuç insanın hastaneye hapsedilip, insanlık vahşeti ile baş başa bırakılması diğer insanların sağlığı için işe yarayacaksa eyer bu doğru bir karar mıdır? Bu karar karşısında, eşitlikten ve adaletten bahsedebilir miyiz. İyi hükümet yoktur. Çünkü hükümet denen yapı da yine insanlardan oluşmaktadır. Bir insanın iyiliğini başka bir insan ne kadar düşünebilir ki, çıkarlarına bu kadar düşkün olan bir varlık ne kadar adaletten eşitlikten yana olabilir? Bu konuyu daha kutsal bir varlığa bırakmak gerekmez mi ?
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·55 syf.··
2022 1. kitabı
Bir öğüt, bir tavsiye, bir rehber kitabı. Kutsanmaya layık bir kitap. İçindeki El Mustafa karakteri, Hz. Muhammed ve Hz. İsa dan esinlenilmiş gibiydi. Sözleri ise tıpkı Kuranı Kerim ayetleri ve Efendimizin hadisleri gibi Didaktik dili, üzerine uzun uzadıya düşünülecek sözleri olan ve insanların akıllarına geldikçe okuyup öğüt almaları gereken bir kitap. Ayrıca yazar, bu kadar hakikatı nasıl tecrübe edip öğrenmiş, bu kadar bilgiye nasıl erişmiş diye düşünmeden edemiyorum kendimi. Kendisine hayran olduğum bir yazar.Tüm eserlerini okuyup anlamaya çalışacağım.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,2bin okunma
Puan vermedi·552 syf.··
2021 16. kitabı
Kitabı büyük bir hayal kırıklığı ile okudum. Bir zamanlar her yerde reklamını gördüğüm, okumam için sürekli dikte edilen bir kitabın yazarının; zihniyetinin, din anlayışının ve İslam anlatım tarzının bu kadar yanlış olmasını beklemezdim. Yazarımız zina eden bir kadını, iflah olmaz bir günahkar kefesine koyarken, dedikodu ve gıybet eden tesettürlü kadınları, İslam'ın kızları olarak görüyor. Ayrıca kitapta bariz bir kadın erkek eşitsizliği var. Mini etek giyen kadınları fahişe, ahlaksız, din dışı görüyorken, o kadınlara bakan erkekleri ise gayet tabi normal bir şey yapıyorlarmış gibi gösteriyor. Kitapta, yanlış bir kadar algısı da var. Feyza ve Bilal karakterlerinin kavuşmak gibi bir fırsatları varken, nasip kısmet gibi kelimelerin arkasına sığınmaktan hiçbir zaman kavuşamıyorlar. Kitabın beğendiğim yanları ise Feyza'nın kendi ayakları üstünde duran güçlü bir anne karakteri olması ve bir zamanlar bu topraklarda sırf başı örtülü diye kadınların çağ dışı sayılması, eğitim de ve toplumsal birçok kurumda adaletsizliğe uğraması gibi üstü örtülmüş gerçekleri bize aktarması gerçekten güzel şeyler. En son diyeceğim şey ise yazarımız; insanlar da eleştirdiği yönün, kendinde de olduğunun farkında değil. Toplumun başı örtülü kadınları dışlamasından yakınıyor ama mini etek giyen, tesettüre uygun giyinmeyen kadınları ise müslüman olarak görmüyorum, onları ötekileştiriyor. İslam, insanları yargılayarak anlatılmaz aksine hoşgörü ve anlayış ile anlatılır.
Huzur SokağıŞule Yüksel Şenler · Timaş Yayınları · 202518,3bin okunma
5/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
Duyguların en yoğunu ve güçlüsü korkudur. İnsanı bir kere hakim olursa bu duygu, vücuttaki bütün dengeyi ve algıları bozar . Hayatı zindana çevirir. Yaşattığı stres ve gerginlikle yaşamı zorlaştırır. Stefan diğer kitaplarında olduğu gibi karaketerin yaşadığı piskoloji ve o yoğun duyguyu her okuyanın aynı hislerde boğulacağı şekilde kitabı işlemiş. Karakterimiz kendine ait olmayan şeylerin peşinden koşmaktan, asıl kendine ait olan şeyleri kaybetme korkusu içerisine giriyor. Kitabın sonlarına doğru karakterin yaşadığı korkunun bütün belirtilerini kendim de farkettim. Kitap kısa bir sinir krizi ve gerginliğe marus bırakıyor. Neyse ki sonunun beklenmedik oluşu ve bu kadar gerginliğe ne gerek vardı çıkarımı kitabı daha da güzel kılıyor.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
7/10
·258 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
İnsanoğlu denen mahlukatın , içinde barındırdığı nefret, kin ,öfke ve şiddet ile nasıl kendi çevresini, doğasını , gezegeni ve hayvanları değiştireceği ve sevgi merhamet şefkat ile ise dünyayı ve hayvanları nasıl güzel etkileyeceğini anlatan çok tatlı ve sıcak bir kitap.
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,5bin okunma
Reklam