"Kendinizden başka hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacınız yok.
Artık bunu anlamalı ve kendi ışığınızın farkına varmalısınız.
İçinizdeki güç kurtaracak sizi, bir başkası değil."
"Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi, Yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan: Biz dönünceye dek siz parıldayın, diye.
Gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde;
Utandırırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı,
Gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı.
Öyle parlak bir ışık çağlayanı olurdu ki gözleri gökte,
Gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı.
Bak, nasıl da dayamış yanağını eline!
Ah, eline giydiği eldiven olaydım da
Dokunaydım yanağına."
"Benim düşmanım olan adındır yalnızca
Sen sensin, Montague olmasan da.
Hem Montague nedir ki? Ne eli bir erkeğin, Ne ayağı, ne kolu, ne yüzü, ne de başka bir parçası.
N'olur başka bir ad bul kendine.
Romeo, bırak, at bu adı! Senin parçan olmayan
Adın ne değeri var?
Şu gulün adı değişse bile Kokmaz mı aynı güzellikte?
Romeo'nun da adı Romeo olmasaydı, Kusursuzluğundan hiçbir şey kaybolmazdı.
Bu ada karşılık al bütün varlığımı."
"En iyisini kendin bilirsin. Yine de bana öyle geliyor ki, sen ne istediğini bilmiyorsun. Diyelim gittin buradan, ama insan kendinden kaçamaz ki!
Nereye gidersen git, kendi dertlerinden kurtulamayacaksın. Çünkü gittiğin her yere dertlerin de seninle birlikte gelir. Eğer sen benim bildiğim yiğit Yedigey isen, kendine burada egemen olmalısın.
Kaçmak yiğitlik değildir. Herkes bir yeri bırakıp kaçabilir, fakat herkes kendini istediği kalıba sokamaz."