Burçinn

Burçinn
@_burcinnk
Oldukça cahilimdir ama epey okurum
Geçmiş zamanların yoğun endişesi ve azabı, psişe de döngüsel bir temelde ortaya çıkar. Derin bir temizlik, arkaik incinme ve öfkelerin çoğunu boşalsa da, kalanlar hiçbir zaman bütünüyle süpürülüp arındırılamaz. Ama geride çok hafif bir kül kalmalıdır, aç bir ateş değil. Bu yüzden, arta kalan öfkenin temizlenmesi belli zaman aralıklarıyla yinelenen hijyenik bir adet halini almalıdır, ancak bu sayede ondarı arınabiliriz. Eski öfkeyi yararlı olduğu noktanın ötesine taşımak, bilinçdışı olmakla birlikte, sürekli bir kaygı taşımaktır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Eğer bir kadının içgüdüleri zarar görmüşse, tipik olarak öfkesini dışavurmasıyla ilişkili olarak pek çok sorunla karşılaşır. Öncelikle işgali tanımakla ilgili bir sorunu vardır; arazi ihlallerini fark etmekte gecikir ve mütecaviz üstüne çullanana kadar öfkesini belli etmez. "Kurumuş Ağaçlar"ın başındaki adam gibi, onun öfkesi de pusuya yatmış bir şekilde ortaya çıkar. Bu gecikmiş tepkilerin nedeni; anlaşmazlıkları görmezden gelmesi, ne pahasına olursa olsun uzlaştırıcı olmaya çalışması, her şey sakinleşene ya da geçici olarak uzaklaşana kadar acıya karışmaması ya da katlanması yönünde küçük kızlara verilen tembihler yüzünden zedelenen içgüdülerdir. Bu durumdaki kadınlar, tipik olarak, hissettikleri öfkeye göre davranmazlar, hatalı çıkışlar yaparlar ya da ne söylemeleri ya da yapmaları gerektiğini, ne yapabileceklerini kavrayana kadar aradan haftalar, aylar, hatta yıllar geçer ve neticede gecikmiş tepkiler verirler. Bu genellikle utangaçlıktan ya da içedönüklükten değil, daha çok "beşinci ve altıncı olasılığı tahmin etmeye çok fazla vakit ayırmaktan, kendi aleyhine olmak üzere nazik olmaya çalışmaktan ve yeterince gönülden davranmamaktan kaynaklanır. Vahşi ruh, eğer kadın dinlerse, ne zaman ve nasıl davranacağını bilir. Doğru tepki, karşıdakine iç görü kazandırmakla kalmaz, ona doğru miktarlarda karıştırılmış bir şefkat ve dayanma gücü bileşimi de aktarır. Zedelenmiş içgüdü, pratik yaparak, sınırları güçlendirerek, kararlı davranarak ve olabildiğince cömert, ama aynı zamanda da sağlam tepkiler vermeye alışarak düzeltilmelidir. Bir kadın, hayatını sekteye uğrattığında, üstünden yıllar geçen eski olayları sanki dün yaşanmışlar gibi saplantılı bir şekilde hatırlamasına yol açtığında bile, öfkesini boşaltmakta güçlük çekebilir. Travma üzerinde durmak ve bir süre bunun
Descansos yapmak hayatınıza bir göz atmak ve küçük ölümlerle büyük ölümlerin nerede meydana geldiklerini belirlemek demektir. Kocaman, uzun bir beyaz kasap kağıdına kadının hayatının zaman-çizelgesini çizmek ve bebekliğinden başlayarak bugüne kadar benliğinin ve hayatının çeşitli parçalarının öldüğü yerleri birer çarpıyla grafik boyunca işaretlemek hoşuma gider. Gidilmemiş yolların, kapanmış patikaların, pusuların, ihanetlerin ve ölümlerin bulunduğu yerleri işaretleriz. Zaman-çizelgesinde geçmişte yası tutulmuş olması gereken ya da bugün hala yasının tutulmasında fayda olan yerlere küçük birer çarpı koyarım. Sonra da, kadının hissettiği, ama henüz yüzeye çıkmamış olan şeyler için zemine "unutulmuş" yazarım. Kadının büyük ölçüde dışarı çıkmasına izin verdiklerinin üzerine de "bağışlanmış" yazanın. Sizi de descansos yapmaya, hayatınızın zaman çizelgesiyle bir köşeye oturup "Çarpılar nerede? Hatırlanması gereken, kutsanması gereken yerler nereler?" diye sormaya çağırıyorum. Hepsi bugünkü hayatınızda kapınızı çalan anlamlar taşır. Bunlar anımsanmalı, ama aynı zamanda unutulmalıdır. Bu zaman ister. Ve sabır.
Evrendeki bütün bilgilere sahip olabiliriz, ki bu da tek bir şeye indirgenebilir: Pratiğe. Tek yapmamız gereken, eve gidip bildiklerimizi adım adım yürürlüğe sokmaktır. Gerekli sıklıkta veya mümkün olduğunca uzun bir süre ya da sonsuza değin, artık hangisi uygunsa.
'Düzeltmek', her şeyin olduğu gibi kalmasını isteyenlerin, yani eskimiş canlılığı kalmamış bir düşünüş yolunun tiryakisi olanların parolasıdır. Dünyanın dışarıdan düzeltilebileceğine inanmak, ondaki kötülüğün kökleriyle karşılaşmaya gücü olmayan insanlığın körü körüne bir inanışıdır. Düşünüş biçiminde bir 'devrim' yapmak gereklidir. Bir alt üst etme. Gerçekliği değiştirmek için düşü değiştirmek gereklidir. Bunu ancak bireyler yapabilir.