Burçinn

Burçinn
@_burcinnk
Oldukça cahilimdir ama epey okurum
Benvolio
Kendimi onun yerine koydum ben de Düşünceli iken insan yalnızlığı sevdiğinden Ben bile yorgun benliğime fazla geldiğimden Onunkine değil, kendi gönlüme uydum, Benden kaçandan kaçtım seve seve.
Reklam
Tabiatta her şey koşulsuz itaattirir. Rüzgârın uğultusu, ormanın fısıltısı, ırmağın şırıltısı, yazın vızıltısı, yaprakların hışırtısı, otların mırıltısı, işittiğin her ses, her bir ses, her şey riayettir, koşulsuz itaattir, o vakit sen, tıpkı gökcisimlerinin itaatkarca hareket edişlerindeki ahenkte Tanrı'yı duyabildiğin gibi, bunun içinde de Tanrı'yı duyabilirsin. Ve sert fırtınanın hiddeti ve tüy gibi bulutun uysallığı, ve deniz suyunun damla gibi akıcılığı ve bir arada kalışı, ve ışık hüzmelerinin sürati, ve sesin ondan da daha büyük olan sürati: bunların hepsi itaattir. Ve güneşin tam vaktinde doğuşu, ve tam vaktinde batışı, ve rüzgârın ilahi emre amade, yön değiştirivermesi, ve suların belli saatlerde yükselip alçalması, ve mevsimlerin arasındaki o kesin uyumluluk: hepsi, hepsi topyekün itaattir. Evet, gökyüzündeki bir yıldız ya da yeryüzündeki bir toz zerreciği kendi iradesini kullanmak istemiş olsaydı: ikisi de daha anında, ve aynı kolaylıkla hiçe dönmüştü. Zira tabiatta her şey bir hiçtir ki bu şu anlamdadır: orada tanrının mutlak iradesinden başka hiçbir şey var olamaz; tanrının mutlak iradesi dışına çıkan şeyin varlığı daha anında son bulur.
Sayfa 34·Kitabı okudu
17.
Hiç kimseyi üzecek bir şey yapmadım. Aslında karakterim bana uygundu. Fakat Tanrıların yardımıyla bu kötülükleri yapabileceğim imkanlar bir araya gelmedi.
Kötülük ve çirkinliğin dört yanı sardığı dünyamızın yeniden iyilik ve güzelliklerle donanabilmesi için insanın, insanlığa yaraşan seviyeye yükselmesi gerekir. Bu da özümüzde, sözümüzde, üslûbumuzda, kısacası her hâlimizde ve hayatın her alanında incelik, zarâfet ve estetiği gözetmekle mümkündür. Bunları gözettiğimiz takdirde temas ettiğimiz tüm insanlara, tüm yaratılmışlara sevgiyle, hürmetle ve özenle muâmele ederek beşer seviyesinden insan seviyesine yükselmiş oluruz. Gelin, başlangıç noktamız dilimiz olsun. Zira sözümüz, özümüzün aynasıdır.
35
Şu hayatta ancak tezatlarla ilerleyebiliriz. Mümin içindeki münkirle tanışmalı, Tanrı’ya inanmayan kişi ise içindeki inananla. İnsan-ı Kâmil mertebesine varana kadar gıdım gıdım ilerler kişi. Ve ancak tezatları kucaklayabildiği ölçüde olgunlaşır.
Reklam