Burçinn

Burçinn
@_burcinnk
Oldukça cahilimdir ama epey okurum
Bazıları ruhun bedeni bilgilendirdiğini söyler. Peki ya bir an için bedenin ruhu bilgilendirdiğini, ruhun dünyevi hayata uyum sağlamasına yardım ettiğini, cümleleri çözümlediğini, tercüme ettiğini, boş bir sayfa, mürekkep ve kalem verdiğini, onlarla ruhun hayatlarımızın üstüne yazılar yazdığını hayal etseydik? Sözgelimi, kılık değiştirenlerle ilgili masallarda olduğu gibi, beden ya kendi başına bir tanrı, bir öğretmen, bir usta, ehliyetli bir rehberse? Peki o zaman ne olacak? Verecek ve öğretecek çok şeyi olan öğretmeni cezalandırarak bir ömür geçirmek akıllıca mıdır? Başkalarının bedenlerimizi çekiştirmesine, yargılamasına, eksikler bulmasına izin vererek bir ömür geçirmek ister miyiz? Doğru diye dayatılanları reddedip derinleri dinleyecek, güçlü ve kutsal bir varlık olarak göreceğimiz bedene gerçekten kulak verecek kadar güçlü müyüz?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yetişkinliğimde Meksika'daki Tehuantepec boğazına seyahat edip atalarımdan bazılarını bulduğumu anlattığımda o da en az benim kadar hayrete düşmüştü. O da ne ! Güçlü, işveli ve ihtişamlı cüsseleri olan dev gibi kadınlardan oluşan bir kabileydi bu! Sırtıma hafifçe vurup beni aniden kendilerine çekmiş ve fütursuzca, yeterince şişman olmadığımı söylemişlerdi. Yeterince yemiyor muydum? Hasta mıydım? İşi daha sıkı tutmam gerektiğini anlattılar, çünkü kadınlar La tierra'ydılar, yeryüzünün kendisi gibi yuvarlak yapılmışlardı, çünkü yeryüzü çok fazla şeyi içine alıyordu.
Neşeli beden:Vahşi et
Beden üzerine bu eşzamanlı anılarda, o büyük''onlar'' a göre bedenlerimiz şunun için çok fazla, bunun için çok yetersiz diye hayatımız boyunca maruz kaldığımız taşlardan ve oklardan söz ediyorduk. Anlatımımızda, zevk almamıza izin verilmeyen bedenlerimiz üzerine bir yas şarkısı söylüyorduk. Sallanıyor, dans ediyor, birbirimize bakıyorduk. Her ikimiz de diğerinin inanılmazcasına güzel ve gizemli göründüğünü düşünüyorduk, zaten kim aksini düşünebilirdi ki?
Güzelliklerine ve güçlü kalma yeteneklerine rağmen, kurtlardan kimi zaman şöyle söz edilir:''ah, çok açsın, dişlerin çok keskin, arzuların çok yoğun.'' Kurtlar gibi, kadınlarla ilgili olarak da bazen sadece belli huylari, sadece belli, kısıtlı arzular kabul edilebilirmiş gibi konuşulur. Bu tavra genellikle, kadının büyüklüğü, boyu, yürüyüşü ve şeklinin, tek ya da istisnayı bir ideale uygun olup olmadığına göre, ahlaki bir iyilik ya da kötülük tutumu eklenir. Tek bir güzellik ve davranış idealine uyan huy, tavır ve çerçevelere sokulmaya çalışılan kadınlar, hem beden hem de ruh açısından tutsak düşer ve bir daha özgürleşmezler.
Puan vermedi·335 syf.··
2025 24. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2025 23:44
Aslında okurun hayata ve tanrıya nasıl baktığı bence önemli bir konu burada. Tanrı figüründe otoriteyi, boyun eğmeyi, özgür iradeyi bastırmayı görüyor. Bense Tanrı'yı saf sevgi olarak görüyorum. Bu sebeple dili oldukça sert ve kabul ediyorum oldukça da derin... Beni biraz rahatsız ettiği gerçeğini linçlenmeyeceksem söylemek isterim ayrıca kadınlara dair söylemleri ve kullandığı eril metaforlar da beni rahatsız etti. Okuduğum için tabiki pişman değilim ama bunları göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim naçizane...
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,7bin okunma