Yıllarımı bu tür maceralarda harcayıp tükettim. Bana kalırsa kainattaki bir rafta mutlak kapsamlı bir kitabın bulunması pek de olasılık dahilinde görünmüyor; bilinmeyen tanrılara dua ediyorum ki bir insan-tek bir insan olsa ve binlerce yıl önce yaşamışsa bile!- onu incelemiş ve okumuş olsun. Onur, bilgelik ve mutluluk bana nasip olmayacaksa bile başkalarına nasip olsun. Ben cehennemlik olsam bile cennet diye bir yer var olsun. Ben hakarete uğrayıp yok olsam da, varoluşta bir an için de olsa, Senin muazzam Kütüphanen gerçek olsun.
Dünyadaki en merhametli şey, zannımca, insan zihninin içerdiği bilgiler arasında karşılıklı bağıntılar kurmaktaki yetersizliğidir. Kapkara sonsuzluk denizinin ortasındaki dingin cehalet adasında yaşıyoruz ve uzaklara seyahat etmek bize göre değil. Her biri kendi yönünde çaba sarf eden bilimler bugüne kadar bize çok az zarar verdi, ama bir gün dağınık bilgilerin bir araya getirilmesi gözlerimizin önüne öyle korkunç bir gerçeklik serecek ki, bu manzara içindeki kendi konumumuzu görünce ya ortaya çıkan bu gerçek nedeniyle delireceğiz ya da ölümcül ışıktan yeni bir karanlık çağın huzur ve güvenliğine kaçacağız.
Hep aynı olaylarla karşılaşıyorsun, çünkü sen de hiçbir şey değişmiyor! Her şey benzerini kendine çeker. Cennet parçacığı cennete doğru, cehennem parçacığı cehenneme doğru yol alır.