Burçinn

Burçinn
@_burcinnk
Oldukça cahilimdir ama epey okurum
Yaratıcı hayatın ana damarı, Özü, beyin kökü oyundur, terbiye değil. Oynama itkisi bir içgüdüdür. Oyun yoksa, yaratıcı hayatta yoktur. Uslu olunursa yaratıcı hayat olmaz sessizce oturulursa, yaratıcı hayat olmaz. Sadece ağırbaşlı bir şekilde konuşulur, düşünülür, davranılırsa, çok az yaratıcı öz suyu çıkar. Kadınların garip olanı aşağılamasını; yeni ve olağan dışı olandan kaçınmasını; kişisel olanı kişisellikten arındırmasını yüreklendiren herhangi bir grup, toplum, kurum ya da örgüt, bir ölü kadınlar kültürü istemektedir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu masaldaki yaşlı kadın simgesi, topluluk geleneğinin katı bir koruyucusudur, Sorgulanmayan statükoyu güçlendirir:"Uslu dur; pürüz çıkarma; fazla derin düşünme; büyük düşüncelerin olmasın; sadece düşük bir profili sürdür; karbon kopya gibi ol; nazik ol; hoşlanmasan da uymasa da doğru büyüklükte olmasa da incitme de 'evet' de" ve bunun gibi uyanların sözcüsüdür. Yaşamsallıktan Böylesine yoksun bir değerler sistemine uymak, ruhsal bağlantının aşırı düzeyde kaybına neden olur. Toplumsal yakınlıkları ya da etkilenmeleri bir kenara bırakarak, vahşi ruhumuz ve yaratıcı tinimiz yararına yapmamız gereken, herhangi bir toplulukla kaynaşmamak, kendimizi bizi çevreleyenlerden ayırarak onlarla aramızda bizim seçimlerimiz doğrultusunda köprüler kurmaktır. Hangi köprülerin güçlü olacağını ve rahat geçeceğini, hangilerinin eksik ve boş kalacağını biz karar veririz. İlişki kurmayı uygun gördüğümüz topluluklar, ruhsal ve yaratıcı hayatımız için en büyük desteği verenler olacaktır.
Kırmızı Ayakkabılar
Bu masalı daha iyi anlamak için, içgüdüsel ve vahşi hayatını yitirmenin, bir kadına yolunu neredeyse tamamen nasıl kaybettirdiğini görmemiz gerekir. Sahip olduğumuz şeyleri elde tutmak, vahşi kadına geri dönen yolu bulmak için hangi hataların bir kadını böylesine tuzağa düşürdüğünü görmek gerekir. O zaman bu yolu izleyerek geri dönebilir ve onarabiliriz. O zaman yeniden bir bütün olabiliriz. Göreceğimiz gibi, el yapımı kırmızı ayakkabıların yitirilmesi, kadının bizzat kendisinin tasarladığı hayatını ve tutkulu yaşama gücünü kaybetmesini ve bundan böyle çok uysal bir hayat sürdürmesini temsil eder. Bu da kaçınılmaz olarak doğru algılamanın kaybına, bu kayıp ise aşırılığa, aşırılık da ayağın, üstünde durduğumuz zeminin, temelimizin, özgürlüğünüzü destekleyen içgüdüsel doğamızın derin bir bölümünün kaybedilmesine yol açar.
Sayfa 248·Kitabı okudu
Yabanıl Kadın
Yabanıl kadını, bir zamanlar doğal bir psişik durumda -yani, doğru vahşi akla sahip-olan, daha sonra, bir dizi olay sonucu, ele geçirilen, böylece aşırı evcilleşerek olması gereken içgüdüleri ölgünleşen kadın olarak tanımlıyorum. Bu kadın, özgün vahşi doğasına geri dönme fırsatını bulduğunda, her türden tuzağa ve zehre doğru çok kolaylıkla atlar. Döngüleri ve koruyucu sistemleri tahrifata uğramıştır, bu yüzden doğal vahşi hali risk altındadır. Artık uyanık ve tetikte olmadığından da, kolayca av olur. İçgüdü kaybı kendine özgü bir yol izler. Bu yolun rotasını incelemek ve onu bugünkü haliyle bellemek esastır, böylelikle hem kendimizin hem de kızlarımızın temel doğalarının hazinelerini koruyabiliriz. Psişik ormanlarda, orman tabanının yapraklı yeşilliğinin hemen altında yatan ve paslı demirden yapılmış bir çok kurt kapanı vardır. Psikolojik açıdan aynı şey, geniş anlamıyla, içinde yaşadığımız dünya içinde geçerlidir. İlişkiler, insanlar ve çekici riskler gibi karşılarında zaaf duyduğumuz çeşitli yabancı yemler vardır, ama o güzel görünüşlü yemin içinde belli bir hedef için iyice sivriltilmiş bir şey bulunur, ısırır ısırmaz ruhumuzu öldüren bir şey.
Sayfa 241·Kitabı okudu

Burçinn

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 22:46
·
2025 29. kitabı
Sabahattin Ali
8.3/10 · 780 okunma