"Bu robot çok kadim bir demokrasiden geliyor, anlarsın ya "Yani demek istediğin, o bir kertenkeleler dünyasından mı geliyor?"
"Hayır," dedi Ford, kendisine zorla bir parça kahve içtikten sonra, artık başlangıçtaki halinden birazcık daha mantıklı ve anlaşılır hareket etmeye başlamıştı, "bu o kadar da basit bir şey değil. Hiç bir şey bu kadar açık değildir. Onun geldiği dunyada, halk halktır Liderlerse kertenkele. Halk kertenkelelerden nefret eder ve kertenkeleler de halkı yönetirler."
"Garip," dedi Arthur, "bunun bir demokrasi olduğunu söylememiş miydin."
"Öyle dedim," dedi Ford "Bir demokrasi."
"O halde," dedi Arthur, saçmalayan bir kalın kafalı gibi konuşmadığını umarak, "halk neden kertenkelelerden kurtulmuyor?" "Dürüst olmak gerekirse, bu akıllarına gelmiyor," dedi Ford.
"Hepsinin oy hakkı var ve bu yüzden oy verdikleri hükümetin aşağı yukarı istedikleri hükümet olması gerektiğini düşünüyorlar."
Yani, halkın kertenkeleler için mi oy verdiğini söylemek istiyorsun?" " "Şey, evet," dedi Ford omzunu silkerek, "elbette."
"Ama," dedi Arthur, yine büyük sorusunu sorarak devam etti, niçin?" "
"Çünkü eğer bir kertenkeleye oy vermezlerse," dedi Ford, "yanlış bir kertenkele başa gelebilir. Hiç cinin var mı?"