Hepimizin ortamı idare edecek kadar bilimci olmamızın bir üçüncü nedeni de, beyinlerimizin doğru için değil, hayatta kalma için şekillenmiş olmasıdır. Doğru bazen uyarlanımcıdır, bazen de değildir. Çıkar çelişkileri insan olmaya içkindir ve bizler doğrunun kendisinden çok bize ait doğrunun hakim olmasını isteriz.
Biraz lise trigonometrisinin yardımıyla bir nesnenin iki gözdeki izdüşümündeki farkı, iki gözün bakışıyla onların kafatasında ayrılması arasında oluşan açıyla birlikte, nesnenin ne kadar uzakta olduğunu hesaplamak için kullanabilir. Eğer doğal seçilim nöronlarla trigonometri hesabını yapacak bir bilgisayar yapabilseydi, iki gözlü bir yaratık Leonardo'nun camını kırıp nesnenin derinliğini hissedebilirdi. Bu mekanizmaya stereoskopik görüş, kısaca stereo denir.