Emre Uçar

ne diyebilirim ki...
Puan vermedi·31 syf.··
2025 57. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 01:50
Gerçekten ne diyebilirim ki: "...İnsan insan oldu mu, acı çeker..." demişti yazar. Ne diyebilirim ki! Diyecek ne var ki; sadece, yazarın kızına yazdığı bu kısa mektubumsu yazıyı okuyun; gözleri dolmayan insan mı olur! Hayattaki kriterlerimiz başarı mı, hangi "başarı" Sevgi mi? Hangi sevgi? Hangi tanıdığımızı sandığımız insana duyduğumuz sevgi? Diyecek çok şey var ama aslında diyecek hiçbir şey yok... Bir insanı, sandığınız kişi olarak sevebilirsiniz, ama sonra sandığınız kişi değil diye ondan nefret edebilirsiniz. Peki çocuğunuz bunun bedelini öder mi? Öder... Oysa tanınmak istemiştir yazar, yalnızca tanıdığını sananlar tarafından tanınsa yeterdi. Yazarın kızına yazdığı bu mektubumsu yazıyı okuyun; gözleriniz dolmuyorsa, hayatta pek bir zorluk görmemişsiniz demektir, ne mutlu size... "Başarısız oldum. Bugün, yakınlarımın gözünde de, toplum indinde de, yersiz bir ‘düşkün’üm. Biliyorum. Ama düşün: Nedir ki ‘başarı’ — ne olabilirdi ki benim başarım, ben o koşullara boyuneğip, toplum içinde bana gösterilen yeri alsaydım? Bir ikiyüzlülük, bir sahtelik, bir aldatmaca olurdu bu ‘başarı’ — ‘ben’im, ben olmadan, hatta benliğimi bir kenara atarak, kişiliğimi çiğneyerek elde ettiğim birşey. Karşılığında kim olduğumu verdiğim bir ‘kimlik’..." demiş yazar: Başarısızlığı tatmadıysanız, bunun dünyanın sonu olmadığını görerek ama en değer verdiklerinizin buna değer verdiğini görmediyseniz; hangi manevi boyutta bizimle duygudaşlık yapacaksınız, boşverin...
ZilifOruç Aruoba · Sel Yayıncılık · 20172,442 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sevgili Azra Erhat...
9/10
·271 syf.··
Beğendi
·
2025 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 06:27
Humanizma nedir? Hasan Ali Yücel Klasikleri kitaplarında en başta yazan o yazı, boş bir yazı değildir. İşte bu kitapta da bu tedrisattan geçmiş bir insanın fikirlerini, hislerini okuyacaksınız ve o "insanı" seveceksiniz. Fikirlerine tamamen katılmasanız da, hislerini tamamen paylaşmasanız da; fikirlerini, hislerini olmasa da o insanı seveceksiniz. Ben gurur duyarak söylüyorum ki Azra Erhat'ı seviyorum. Kitabın benim açımdan en önemli alıntısı; sayfa 225'te geçer, şöyledir: "... humanizma yalnız insanlığı sevmek, insanlığın iyiliğini gözetmek değildir. Humanizma bir tutumdur ki, onu 'philanthropia' denilen insanseverlikle karıştırmamalı. Yoksullara yardım, hayır dernekleri kurmak gibi duygusal davranışlara yol açan insanseverliğin nice nice bencil ve çıkarcı eğilimleri örtmeye yaradığını gördük biz." Bu söyleneni şu çağda, şu yaşadıklarımla o kadar iyi anlıyorum ki... Günümüzde "hümanist" diye dalga geçtiğimiz insanlar var. Onları tanırsınız; "pembe yanaklı olmakla", "fanusta büyümüş olmakla", "hanım evladı olmakla", "insanlara fazla güvenmekle", "pollyannacılıkla" suçladığımız şu insanlardan bahsediyorum. Polis birini kelepçelerken, "Belki tutuklanmak istemiyor! Bırakın onu!" diye tiz bir sesle bağıran kişiyi gördünüz mü? Terör suçu işlemiş, onlarca insanı öldürmüş insanlara, "daha iyi hapis koşulları" için canla başla çalışan kişileri gördünüz mü? İşte bu anlattıklarımın hiçbiri gerçek humanist değildir. Bunlar, alıntıda geçen "insansever"lerdir. Oysa humanist, her şartta ve her insanı savunmayı savunmaz. İnsanlığın, bilimin, kültürün gelişmesi için çabalayan insanı savunur. Masum insanı savunur. Sıradan insanın sıradanlık hakkını kullanmasını da savunur. Belki bazıları kızacak ama çok acı bir şekilde yine konuyu "kafayı taktığım" bir konuya getireyim.
İşte İnsanAzra Erhat · Adam Yayınevi · 1996162 okunma
Kavanozda yaşamış olanların beğendiği Oshosp
1/10
·224 syf.··
2025 51. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 00:00
Bizdeki tarikatların da taktiği şudur ki: Birçok doğru şey söylersiniz, kimsenin itiraz edemeyeceği ve de hayatın gariplikleri olarak görülebilecek şeylere dikkat çekersiniz; sonra araya kendi zehirli fikrinizi salarsınız. Örneğin, "hepimiz öleceğiz!" gibi bir temayı sayfalarca, cümlelerce işler ve de işlersiniz. Bunlar okuyucuyu veya dinleyiciyi kıvama getirir. Sonra da dersiniz ki, "bilmeyi, öğrenmeyi, deneylemeyi, deneyimlemeyi boşverin; para biriktirmeyi boşverin vs. vs..." Ben de, bu ölüm teması üzerinde upuzuuun konuştuktan sonra, gözüme güzel görünen herkesi öpebilmek için toplumdan izin isteyebilirim. İnanır mısınız yeterince uzun konuşursam, toplumda buna izin verilmesi gerektiğini savunan bir zümre oluşturabilirim. İşte Osho'nun olayı bu... Osshocuğu kişisiyle ilgili daha önce SezgiSezgi 'ye yaptığım incelemeyi buraya bırakıyorum. https://1000kitap.com/gonderi/285008180 ->Orada söylediğim her şey geçerli. Bu incelemede ek olarak, (incelememin giriş kısmını saymazsak) iki konuya daha değineceğim. Bu konuların ardından, kitaptan seçtiğim bazı alıntılara cevap vereceğim. Aslında kitaptaki her cümleye, her satıra cevap vermek istiyorum ama Sezgi'ye yaptığım incelemede olduğu gibi harf sınırını aşmak istemiyorum. Konulardan biri şu ki; yazar, '...izm'lere karşı olduğunu sık sık dile getiriyor. Ama aslında kendisi de bir 'izm' ortaya koyuyor. Hiç değilse, 'izm karşılığı-izm' olacaktır bu. Çünkü ortaya bir sistem karşıtlığı koyduğunuzda bile bir sistem ortaya koymuş olursunuz. Böyle olmayan bir durumda ise, sadece, 'belirsiz konuşmuş' olursunuz. İşte yazar da zaman zaman bir başka -izm oluştururken zaman zaman da sadece belirsiz şeylerden bahsediyor. Bu şekilde herkes bir fikir savunabilir, herkes bir kitap yazabilir, herkes gerçeği-doğruyu bulduğunu iddia
CesaretOsho · ganj yayınları · 2015743 okunma
Woke Kültürünü Nasıl Bilirsiniz?
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 05:07
Yeraltı edebiyatının önemli temsilcilerinden biri hâline gelimiş olan yazar, filmi de çekilmiş olan Fight Club'ın da yazarıdır. Bu öyküsünde yine büyük bir toplum eleştirisi yapacağından elbette şüphem yoktu. Yanılmadım... 1990'ların sonunun Amerikan Kültürünün pek çok yozlaşmış yönünü bu kitapta görürken, dikkatimi şu çekti: Yozlaşma bile oradan bizim ülkemize "geç" geliyor... Woke kültürünün yol açtığı yozlaşmanın bizim ülkemize asla gelmeyeceğini düşünürdüm eskiden. Pek çok Amerikan ve Avrupalı sol görüş sanki, en kötü kullanımında bile bize bir uğrasa yeter gibi gelirdi bazen. Oysa öyle değilmiş; her şeyin fazlası gerçekten zararlıymış. Sosyal haklarımızın olması hoşumuza gidiyor değil mi? Ama azılı suçlulara bile aşırı tolerans gösteren haklar verilmesi hoş mu? Herkesin cinsiyet özgürlüğüne sahip olması gerekli değil mi? Ama topluma medya aracılığıyla bunların güzellenmesi, bunların yüceltilmesi hoş mu? Hikâyenin bir yerinde bir kadın; oğlunun kadın olmak istediğini söylediğinde, 'Vogue' dergisi üyeliğini iptal ettiğini söylüyor. Ben de garip bir şekilde, eskiden 'woke kültürü'nü, 'vogue kültürü' sanıyordum. Kitabın bu kültürü eleştirdiğinden pek emin değilim... Ama kendimce çıkarımlarda bulunmam için yeterliydi. Elbette homofobik olmayalım ama en yakın arkadaşımız, sevgilimiz, eşimiz, kardeşimiz farklı eğilimlere sahiplerse bunları da bilmeliyiz. {Spoiler} -- Öyküde öyle bir yer geliyor ki, ana karakterin etrafında, cinsiyet değiştirmemiş bir tek kişi kalmıyor neredeyse; ana karakter bunları sonradan öğreniyor. Kitap; esas olarak, güzellik dayatmasının, toplumsal etkilerini eleştiriyor olsa da, yukarıda bahsettiğim hisleri de bana verdi. Kitaptaki yeraltı edebiyatı unsurlarını, zaman zaman fazla fantastik bulsam da genel olarak beğendim ve okunmasını
Yeraltı Edebiyatı
Görünmez CanavarlarChuck Palahniuk · Ayrıntı Yayınları · 20132,603 okunma
Bu kitap neden bu kadar yürek burkucu...
9/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 49. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2025 04:06
Ayfer Tunç'un okuduğum ikinci kitabı. Gerçekten kalemine sağlık! "Sıradan insanların hayatını anlatıyor" diye bir klişe vardır. Evet, zaten pek çok değerli yazarımız da sıradan insanların hikâyelerini anlatır. Asıl okunmaya değer olan da onların hayatlarıdır zaten... Üzücü olan, karmaşık olan, trajik olan, komik olan, insanı duygulandıran, empati kurduran hatta SIRADIŞI olan, sıradan insanların, iyi anlatılmış hikâyeleridir. Bu romanda ana karakter Aziz Bey 'sıradan' bir insandır bence. Yan karakterler de öyledir. Sıradışı şeyler yaşadıkları da olur ama hayat da böyledir işte ve size, "hayat da böyledir işte" dedirtir... Üslubu yormayan, cümle kurma tekniği güçlü olan yazar, yer yer alternatif gerçekliği de içinizi burkarak veriyor. Yaşanmış ve yaşanamamış pek çok şeyin kalpte bıraktığı iz gibi bir roman aktarıyor okuyucuya... Yanılgılarıyla, pişmanlıklarıyla, geç kalmışlıklarıyla, erken davranmışlıklarıyla Aziz Bey'in hayatı içimi burktu. Okuyup duygularınızı bu incelemede paylaşmanız dileğiyle, iyi okumalar...
Roman
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,6bin okunma