🩷 Karşısında yaşamaya değer bir şey vardı işte; kazanmak için savaşmaya, mücadele etmeye ve evet, uğruna ölmeye.
🩷 Sadece sevginin nasıl ifade edildiğini görmüş, yüreği hoplamış ve ne kadar güzel, yüce ve muhteşem bir şey olduğunu düşünmüştü.
🩷 Kitaplardaki romantik aşklar, güzellikler ve yüce hayat gerçeğe dönüşüyordu. Düş gücünün kuytularından çıkan hayallerinin yavaş yavaş hayata geçmesini görme bahtiyarlığına erişen bir insanın yaşadığı o nadir mutluluk anlarının tadını çıkarıyordu.
🩷 Gencin ateşi onu ısıtmıştı. O zamana kadar günlerini hep üşüyerek geçirip geçirmediğini sorguladı. Bir volkan gibi güç, zindelik ve sağlık fışkırtarak etrafını alazlandırıp yakan bu adama yaslanmak istiyordu.
🩷 Sert bir içki gibi duygularının cüretini alevlendiriyor, hayal gücünü ele geçiren bir uyuşturucu gibi göklerdeki bulutların arasına çıkarıyordu onu.
🩷 Elini elinin içine almış, gözlerinin ta içine bakmış ve orada güzel bir ruh görmüştü; aynasına parladığı gözler kadar, ona biçim verip ifade kazandıran beden kadar güzel bir ruh.
🩷 Mantığı, duyguları tarafından gasp edilen genç, daha önce tanımadığı güçlü heyecanlarla sarsılıp titriyor, hislerin yücelerek manevi bir hale bürünüp hayatın zirvesinin ötesine taşındığı bir duyarlılık denizinde, hazlar içinde sürükleniyordu.
🩷 Oysa o zamana kadar bütün çevresiyle birlikte var oluşunu olduğu gibi kabullenmiş, güzel bir şey olarak yaşayıp gitmişti. Kitap okuduğu vakitler dışında asla sorgulamamıştı ki onlar da sadece güzel ama imkânsız dünyalara ait hoş masallardı.
🩷 Demek ki diye düşündü o an, fikirleri onların ötesindeyse, kendisi de ötesindedir.
🩷 Eğer hayat ona çok daha fazla şey ifade ediyorsa, o da hayattan çok daha fazla şey isteyecekti.
🩷 Onun ruhunun aynası olan gözlerde, kendi özünün de emaresini görmüştü.
🩷