Əfiş

Öyle şeyler hissedersiniz ki acı içinde olduğunuzu bilir ama kimseye ispat edemezsiniz, insan kolunu kapıya çarpar bunu ispat eder, bu acıya bir açıklama bulur. İnsan ayağını masaya çarpar bunu ispat eder, bu acıya da bir açıklama bulur. Hasta olur, ispat eder. Sakatlanır ve bunu herkese gösterebilir, herkesi buna inandırabilir. Oysa insanın ruhu acı içindeyken bunu kendinden başka kimseye tam olarak anlatamaz, kendinden başka kimse sayesinde iyileşemez...
Psikoloji
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Aşk acısının şöyle berbat bir özelliği var: Paylaşılamıyor. Sahibine son derece sa­dık, atsan da satsan da tatlı dil de döksen, zinhar lütf edip başkasına gitmiyor.
Aşk için ağlamak budalalıktı ve budalalardan müteşekkil bir halay ekibi kurulsa, mendili ka­pıp halay başı olmayı hak ettiğimi düşünüyordum.
Düşüncelerim
Yaradan'ın oraya kan pompalasın diye yerleştirdiği hain kalp, esas vazifesini unutup yine acı pompalamaya baş­ladı. Gün başladı, hayat başladı, çaresizlik ve ne zaman bite­ceğini bilmediğiniz o korkunç sancı yeniden başladı. Evet, bir zamanlar aşık olacak kadar şanslıydınız; işte bu da ikrami­yeniz, güle güle harcayınız.
İnsan ve Duygular
Kalp ağrısı, sabah, öğlen, akşam ve dahi gece peşinizi bı­rakmaz. Ama en fecisi sabah vardiyasıdır. Bitmek bilmeyen gecelerin sonunda, uykuya dalabildiğiniz o nadir anlarda, rü­yalardan yakanızı kurtarıp da kısacık bir süre için her şeyi unutmayı becerebilmişseniz, sabah şaşkın bir tavuk gibi uya­nırsınız. Yanlış giden bir şeyler olduğunu bilir, fakat uyku­ dan uyanıklığa devrildiğiniz ilk birkaç saniye, ne olduğunu kestiremezsiniz. Sonra? Dan! Gerçek, olanca ağırlığıyla tam kalbinizin üzerine oturuverir.
İnsan ve Duygular