Hz. Ömer’in halifeliği zamanında hanımından çok şikayetçi olan bir kişi Hz. Ömer’in evine gelir. Durumunu anlatıp, yardım istemek düşüncesindedir. Ancak Hz. Ömer’in evinin kapısını çalarken evde hanımının beyine biraz sinirli bir şekilde bağırdığını duyar ve şaşırır. “Hz. Ömer mü’minlerin halifesiyken, erkekler bile kendisinden çekinirken, hanımının saydığı bunca söze tahammül ediyorsa, ben de tahammül edeyim bari” diye düşünüp oradan uzaklaşmaya başlar.
Bu sırada kapının çalındığını fark eden Hz. Ömer kapıyı açıp arkasından seslenir, onu yanına çağırır. Derdini öğrenmek ve yardımcı olmak ister. Adamcağız “Ben hanımımdan şikayete gelmiştim. Ama baktım ki sizin hanımınız onca sözü söylediği halde sizin sesiniz çıkmıyor. Şikayet etmekten vazgeçtim dönüp gidiyordum.” deyince Hz. Ömer :
Bak kardeşim, der “O, benim hanımımdır, beni günahtan alıkoyan eşimdir. Hem çocuklarımın annesi, hem dadısıdır. Ayrıca o benim yemeğimi pişirir, çamaşırımı yıkar, evimi temizler, iyi ve kötü günümde yanımdadır. İşte bütün bunlardan dolayı onun çok sinirlendiği bir anda ben sabretmeyi tercih ettim.”
Bu sözleri dinleyen kişi “Bu sizin söylediklerinizi benim hanımım da yapıyor öyleyse ben de sabredeyim.” diyerek oradan ayrılır.