''...Can durağını arıyorsan ey can!.....durakta sensin ,can da sensin .... Bir lokma ekmekse peşinden koştuğun ,elbet ekmekte sensin...Eğer akıl erdirebilirsen bu sözün sırrına , bil ki ,her neyi arıyorsan aradığın ancak SENsin.....''
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Sevmek mi? Sevilmek mi? Diye sorma bana. İkisi de yalnız başına mutsuz eder.
İkisi de ayrı ayrı bildiğin keder.
Çok duydum bu soruyu, neden sorulur, onuda anlamam pek.
Sevmek güzeldir, sevilmek de güzel.
Ayrı ayrı olunca pek tadı olmaz.
O yüzden en güzeli severken sevilmek.
Sevilirken sevebilmek. . .
Üzülüyor musun?
Her şey üst üste mi geliyor?
UNUTMA!
Tek derdi olan sen değilsin..
Sadece Tedavinin Duâ da Saklı olduğunu bil!
Ve Elini Aç "DUÂ ET"
Cumanın nuruyla nurlanma ümidiyle...