Emine ATEŞ

İnsan haklı da olsa, biri ile davalaşma, mücadele ve münakaşaya girince en azından tatlı sözle konuşmayı ve bu sayede alacağı sevabı kaybeder. Bu kimsenin göreceği zararın en küçüğü de budur.
Reklam
Husumet, göğsü alevlendirir, öfkeyi kabartır, öfke kabardığı zaman insan asıl konuyu unutur, geriye çekişenler arasında kin kalır. Hatta öyle olur ki her biri diğerinin üzüntüsüne sevi­nir, sevincine üzülür. Dilde çekiştiği insanın onurunu kır­mada açılır, ağza gelen her şeyi söyler.
İnsanda gazap, kibir, gösteriş, makam sevgisi, kendini üstün görmek gibi sıfatlar hâkim olduğu zaman, insan bun­lardan kurtulmaya güçyetiremez. Bu huylardan birini temizlemek büyük bir gayret ve mücahede isterken, insan hepsiyle nasıl baş edebilir?
Mücadelenin alâmeti bir yandan hakkı beyan eder gibi yapıp diğer yandan karşı çıktığı kimseyi küçük düşürmektir. Bu sayede kişi muhatabının noksanlığını açığa vurarak kendi nefsini üstün göstermek, gayretin­ dedir. Bundan kurtulmanın yolu ise, sustuğu takdirde günaha girmeyecek olduğu konularda susmayı tercih etmektir.
   📍Sen bir şey ile meşgul olursan o şey seni meşgul eder bir surete çevrilir. Yâni onun seninle meşguliyeti seni meşgul etmesi var ki o daha devamlıdır. Çünki senin onunla zâhiren meşguliyetin, onun seni, mânen, ruhen, kalben meşgul etmesine vesile olur. 📍Şimdi, senin meşguliyetin dünyevi muameleler ile olursa dünya ve dünyevi işler senin kalbini ruhunu meşgul eder, uzun zaman rahatsız eder ve kararsız eder,oyalatır. Çünki kalb dünya ile tatmin olmaz, meşgalesi son bulmaz.
Reklam