Sesini duymak varmış şarkılarda, bütün kitaplarda seni okumak varmış. Meğer ne dayanılmaz bir şeymiş yokluğun. Kağıtlara seni yazmak varmış, renk renk düşünmek varmış seni, çiçek çiçek koklamak varmış. Artık hiç yazmasan da olur hiç gelmesen de. Meğer ne türlü bir ölümmüş yokluğun.
Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum. Önce beklemekten. Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan. İkisi de kötü ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
"Al sana bir tezat daha," diye homurdandı içindeki ses. Nasıl oluyor da gündüzleri sıska, sefil, pireli sokak köpekleri karanlık çöktüğünde bu kadar korkutucu olabiliyor.
Yaralar vardır, bizzat sen açarsın kanasın diye; aşık olursun mesela.
Yaralar vardır, o açar, kanasın can acıtsın, unutma diye.
Yaralar vardır, kimseye anlatamazsın, saklamak istersin izlerini, kimseler görmesin diye. Yaralar vardır, haykırmak istersin herkes duysun diye.