Pişmanlıklarımızı da mezara götürür müyüz bilinmez ama başka mezarlara pişmanlıklarımızı gömdüğümüz çokça vakidir. Söylenmemiş sözler, atılmamış adımlar, bazen fazla atılmış adımlar, zamanında düşünülmemiş şeyler... Mezarlıklar bedenlerle olduğu kadar bunlarla da doludur.
Her bir insanın hikâyesi, bizi kendi başımızdan geçen olaylar kadar ilgilendirirdi. Yeter ki kendi gerçekliği içinde kavransın. Her hikâye, sonuçta insanın varoluşunun bir hikâyesi değil miydi? Ve akıp giden hayatın?