es

Yeniden başlayacağız. Bıkmadan, usanmadan, yeniden deneyeceğiz. Dünyanın bütün olumsuzluklarına rağmen, güneş her sabah yeniden doğuyorsa, ger sabah yeni bir güne açıyorsak gözlerimizi, bunun bize sunulan en büyük şans olduğuna inanıp “ yeniden” diyeceğiz… Bir kez daha… Yeniden…
Reklam
“ ortası delik taş olsan, bir çoban takar seni sopasına, yine de yalnız kalmazsın” derdi babaannem. Düşünüyorum da şimdi, ortanın delik olduğunu kabul edip kendi kusurlarını kabullendiğin ve çobanın gönlünü hoş tuttuğun sürece yürürsünüz birlikte…
Oysa kabullenebilsek kendimizi, geçmişimizle, geldiğimiz yerle, bizi biz yapan insanlarla barışabilsek her şey daha kolay olacak. O zaman daha kolay çıkabileceğiz kendi yolculuğumuza.
Ağlayacaksın da… Keder duyduğun meseleler için akacak gözyaşların. Ama sürekli değil. İnsan bunun kararını kendi içinde kılabilmeli. Bir Terazi koy gönlüne, ne kadarı sevinç, ne kadarı keder, ne kadar gözyaşı, ne kadarı neşe… Sen karar ver, zaman zaman biri ağır basacaktır elbet, ama mühim olan o dengeyi tutturabilmek… Orta yol… En iyisi, orta yol. Ne çok demli, ne çok açık, karanfilli çay gibi…
Bir harita ya da bir pusula olmaksızın bilinmeyen denizlerde sürüklenen bir gemici gibiyim. Artık yönümü bulup doğru rotada ilerlemek istiyorum.
Reklam