Eylül️️

Eylül️️
Beni anlamaz Anlamaz, niye anlasın Anlaşılmak -değil mi ama- sanki kimsenin olamaz. Edip Cansever
İyiyim desem inanmayın; kötüyüm desem, oda doğru değil. Yuvarlanıp gidiyorum işte.
Sayfa 14 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Işıl Işıl Sylvie öldüğünden, sönüp gittiğinden beri ev oldukça karanlık, yeri gölgede yaşıyorum. Ne kadar ampul değiştirsem, ne kadar güçlülerini koysam değişmiyor, sürekli karanlık.
Sayfa 13 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Boynuz Burnu’nda küçük bir yelkenlideyim. Deniz beyaz, gök siyah. Yelkenleri indirdim, kamaranın dibine çömeldim, başımı ellerimin arasına aldım. Ortalığın yatışmasını bekliyorum. İyimserim, yatışacağına inanıyorum. Fırtınalar, kar gibi sonsuz değildir.
Sayfa 12 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Eşyanın güzelinden anlayan o, neden beni seçmişti? Ben ki, hiçbir özgün üslubu olmayan, 20. yüzyıla ait kaba saba, kendi kendine düz duramayan, eğri bacaklı, bir bacağı diğerine göre kısa, sıradan bir eşyayım. O ise benim kısa bacağımın altına sıkıştırılan takoz olarak beni ayakta tuttu, onun sayesinde dik durabilirim.
Sayfa 11 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Sylvie ayaklarının ucuna basarak, usulca gitti. Hafifçe zıplayarak ve mutluluğun çekip giden sesiyle. Rahatsız etmek rahatsız etmek istemezdi, ama beni son derece rahatsız etti. Bu sene, kış daha erken, 12 Kasım’da başladı. Sanırım çok uzun sürecek ve her zamankinden sert geçecek. Sylvie beni terk etti. Ama başka biri için değil. Güz yapraklarıyla beraber kibarca yere düştü. Irmaktan geçen bir kuşun gagasının rengini tartışıyorduk. Aynı fikirde değildik, ona sen göremezsin dedim, gözlüklerin yok. Güzel durmadığı için takmak istemediğini söyledi. Uzağı iyi görüyorum dedi ve sustu, sonsuza kadar. İtfaiyeciler geldiler, ateşi yeniden canlandırmayı başaramadılar, Sylvie son nefesini vermişti. Kendinden bahsetmeyi sevmezdi. Madem şimdi gitti, fırsattan istifade edeyim.
Sayfa 9 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam