Bu deniz, bu da Arturo, deniz gerçek ve Arturo denizin gerçek olduğuna inanıyor. Sonra başımı başka tarafa çeviriyorum ve her yer kara. Yürüyor, yürüyorum ve her yer uçsuz bucaksız kara. Bir yıl, beş yıl, on yıl geçiyor ve denizi hiç görmüyorum. Denize ne oldu, diye soruyorum kendime. Geride kaldı, diye yanıtlıyorum, hafızamda saklı. Deniz bir mit. Hiç yoktu. Ama deniz var! Deniz kıyısında doğdum diyorum sana! Yüzdüm ben o denizin sularında! Doyurdu beni, huzur verdi, büyüleyici uzaklıkları ile düşlerimi besledi! Hayır, Arturo, deniz hiç olmadı. Düş görüyorsun, olmasını diliyorsun ve toprakta yürüyorsun. Denizi göremeyeceksin artık. Bir zamanlar var olduğunu sandığın bir mit deniz. Ama, diyorum gülümseyerek, tuzu ağzımda..