Onda, ilkel halklarla aramızdaki en temel ayrım olan bilinç denen içsel güç vardı ve bu yanıyla bütün çevresinden bariz olarak farklıydı.
O, bizim tanrılarımızı kendi ellerimizle yok edip yerine ölü tabular koyduğumuz dünyamızı tanımamıza yardım ediyor.
Son muydu? Ama neyin sonu? Hayatın mı? Hayat doğumla ölümün arasında kısa, kısacık bir süre değil ki! Her gün doğuyoruz, her gün yaşıyoruz, her gün ölüyoruz. Hayat ise başka bir şey!
Nietzsche’nin dile getirdiği cesur düşünceler! Düşünsenize, ümidin, kötülüklerin en büyüğü olduğunu söylemek!.. Hakikat, onsuz yaşayamayacağımız bir kusurdur demek. Hakikatın düşmanı yalan değil, inançlardır demek…