‘When you’re my age you’ll see that the world is crammed with delightful things. I think young people make such a mistake about that - not letting themselves to be happy. I sometimes think that happiness is the only thing that counts.’
Hele kadınların çoğunlukla pek sakin olduklarına inanılır, ama kadınlar
da tıpkı erkekler gibi duygu sahibidir. Erkekler gibi onlar da zekâlarını,
yeteneklerini işletmek için bir uğraş, eylem alanına gereksinme duyarlar.
Üzerlerindeki baskı pek ağır, sürdükleri yaşam pek durgun olursa acı
duyarlar bundan, zarar görürler. Onlardan daha ayrıcalıklı olan erkeklerin,
“Kadınlar yemek pişirip çorap örmekle, piyano çalıp nakış işlemekle
yetinsin,” demeleri dar kafalılıktır! Bir kadın, geleneklerin kendisi için
yeterli saydığı şeylerden daha fazlasını yapmak, öğrenmek isterse onu
kınamak, alaya almak düşüncesizliktir.
…üçüncü unsur ölümdür ancak bu, hayatla da ilgilidir çünkü hayatı oluşturan her an ölümü de kapsar ve hiçbir an tekrar etmeyecektir. Yine de bu geçicilik hayatımızdaki her anın değerini bilmemizi sağlamaz mı?