Istırap insanoğlu için gündelik ekmek, ölüm ise sadece bir kaderdi, ikisinden de kaçılamazdı. Asıl dava, derin bir şekilde ve kendi kendisini gerçekleştirmek, ölümlü hayata şahsi bir çeşni vermekti.
İnsan denen mahluk; hayatında, düşüncelerinde, ihtiyaç ve ihtiraslarında, cimrilik ve insafsızlıklarında, onun gibi iyilik ve cömertliklerinde de iyiyle kötünün ağı içinde çırpınıp durur.