Hai

Hai

, bir kitap okudu
9/10
·96 syf.··
1 saatte okudu
·
2020 21. kitabı
Platon (Eflatun)
8.1/10 · 1.300 okunma
Reklam
Bu Yazı Kişisel Düşünceler İçerir
9/10
·96 syf.··
2020 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2020 19:34
Bu kitabın neler anlattığını neyden bahsettiğini tekrarlamak anlamsız hem alıştığımız doygunlukta bir öğreti yok hemde zaten içinde bahsedilen şeyleri daha önceden biliyorsunuz. Bu kitaba ek olarak Ömer Aygün hocanın bulunduğu bir videoyu bırakmak istiyorum (youtube.com/watch?v=aW-jEwp...). Burada asıl bahsetmek istediğim Sokrates'İn yöntemi üzerine. Sokrates yöntemlerinden birini kullanırken Ömer Aygün hocanın da üzerinde durduğu karşısındaki bildiği sandığı şeyleri önce ona apaçık bir şekilde çelişki içinde olduğunu göstermek. Sonrasında ise bu çelişkiyi fark edince eğer kişi köle gibi herhangi bir sosyal sorumluluğu olmayan umarsız bir kişi ise sorgulama ve sonrasında doğurtma gelir. Eğer Anytos gibi sosyal açıdan sorumluluğu olan biri ise buna bak böyle deme sonra olacaklara karışmam şeklinde tavır takınır ve ona çelişki gösterilemediği için doğurtma da gerçekleşmez. Bunları #91488345 ve #91488455 alıntılarında rahatlıkla görebiliriz sanırım. Bunun bu gün de hala geçerli olduğunu düşünüyorum. Bir konu üzerine tartışırken önce o kişiye içinde bulunduğu çelişkiyi göstermeli yoksa ondan kurtulmadan kölenin sürekli 2,4,3 demesi gibi sonrasında 3.5 diyerek devam etmeye çalışır. Asıl bahsetmek istediğim konu bu değil ama ilk olarak bu sorgulama yönteminin çok sağlıklı olmadığını düşünüyorum. Şöyle karşıdakinin düşüncesini sorgularken başlangıçta çıkış noktamız karşıdakinin argümanları o nerdeyse o yöne doğru savrulacağız. Nitekim öyle oluyor. Önceleri erdemi parça parça söyleyen Menon'a karşı bunlar bir erdem bana erdemi(özünü) söyle diyor ve Menon'un erdemini çürütüyor. Buradan erdemin ne olduğunu düşünmeye başladığımız zaman başlarda Menon erdemi tek tek saydığı için Sokrates'te bu parçalardan öze
Felsefe
MenonPlaton (Eflatun) · Maarif Basımevi · 19421,300 okunma
Sokrates – Erdemin tabiat vergisi olmadığını anlayınca, öğretilip öğretilemeyeceğini araştırmak zorunda kaldık, değil mi? Menon – Evet. Sokrates – Erdem bilgi ise, öğretilebilir demiştik. Menon – Evet. Sokrates – Öğretilebildiğine göre de bilgidir demiştik. Menon – Çok doğru. Sokrates – Öğretmenleri varsa öğretilebileceği söylenebilir, yoksa öğretilemez demiştik. Menon – Evet. Sokrates – Oysa ki erdemin öğretmenleri olmadığını gördük. Menon – Doğru. Sokrates – Erdemin bir bilgi olmadığı, bunun için de öğretilemeyeceği sonucuna vardık. Menon – Öyle. Sokrates – Ama onun iyi olduğunu kabul etmedik mi? Menon – Evet. Sokrates – İyi, faydalı olan şeyin bizi doğru yola götüren şey olduğunu da kabul ediyorsun, değil mi? Menon – Evet. Sokrates – İki şeyin bizi doğru yola götürdüğünü gördük: Doğru sanıyla bilgi. İnsan bunlarla kendini iyi yöneltir; tesadüf insan için iyi bir yol gösterici değildir. İnsanı doğruya götüren iki kılavuz vardır: Doğru sanıyla bilgi.
Sokrates
Yalnız erdem değil, herhangi bir şey öğretilebilirse, onun öğretmenleri, öğrencileri olması gerekmez mi?
Çelişkiyi göster,bilme güvenini yık,doğru bilgiyi doğurt.
Sokrates – Bana öyle geliyor ki; onun, gerçeğin karşısındaki durumunun ne olduğunu bulmasına iyi yardım ettik. Çünkü şimdi, bilmediği için, araştırmaktan zevk duyacak; oysa ki daha önce, herkesin karşısında bir karenin iki mislini elde etmek için, kenarının iki mislini almak gerektiğini hiç çekinmeden söyleyebiliyordu.