Ve birdenbire, sanki çoktan ölmüş olduğunu ya da içinde bir şeylerin öldüğünü hissetti, kanı sessiz akıyordu. Bedeni soğuk bir ceset gibiydi, sıcak elleriyle ona dokunmaktan korkuyordu.
Bu rüya hissi o kadar güçlü, kafa karışıklığı o kadar derindi ki yaşlı adam şafak sökerken istemsizce kalbini yokladı, yerinde olup olmadığını anlamak istiyordu.
Şimdi anlıyorum ki bana bir kez bile teşekkür etmeyen o kadınlar için yaşadım, tek bir saat bile kendim için yaşamadım. Ama artık beni ilgilendirmiyorlar, beni hiç düşünmeyen insanları ben neden düşüneyim ki? Onlardan merhamet beklemektense ölmeyi yeğlerim. Onları neden umursayayım ki?