Helin

Ruhun büyük mesafeler katetmesine vesile olacak ufacık adımları atmayı akıl edebilmek için, ille de ölmek üzere olmak mı gerekiyordu?
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ne var ki insan ölürken en çok hayallere geç kalıyordu.
Herkes ne yapıyorsa onu yapmak ister bes buçuk yaşındayken insan. Ve bu arzusu devam eder büyüyünce de. Kendine benzemeyenlerden korktuğu kadar, başkalarına benzeyememekten de ödü kopar. Bu yüzden ha bire dünya yüzündeki varlığını dengeleyecek birini arar. Öbür yarısını.Kendine en çok benzeyeni değil, onu bir bütüne tamamlayacak ya da eksiltecek olanı.
Çünkü suç saklansa da, suçluluk kalır. Yastığın üzerinde uykusuzluk lekesi,kalpte kimliği meçhul ağrı,kursakta bekleyen taş gibidir.
Yaşayanlar ölülerin gözlerini kapatır, ölüler yaşayanların gözlerini açar.