Sevgili seni çaya davet etmiş; gel oturalım, iki dakika sohbet edelim demiş. Sen de lisan-ı halinle "adam sen de..." demişsin. Bu büyük bir suçtur, bu gönül suçudur, böyle aşık mı olur ? Seven nasıl kırılır... O halde o daveti hep kıymetini bilerek icabetle karşılamalı.
"Ve baktım: Minderde üst üste konmuş iki yastık. (Demek annem biraz rahatsızlanmış ve buraya uzanmış.) Masanın yanında rafın önüne çekilmiş bir sandalye. (Demek annem en üst raftan bir ilaç şişesi almış.) Ha... işte masanın üstünde bir şişe: Kordiyal. (Demek annem bir fenalık geçirmiş.) Minderin üstünde ıslak buruşuk bir mendil. (Demek annem ağlamış.)
Benim de bu şişeye, bu iki yastığa ve bir mendile ihtiyacım var, ben de Kordiyal alacağım, uzanacağım ve ağlayacağım.
"Bir ilişkiyi sürdürebilmek için öfkemizi tutup kendimizi ifade etmekten kaçındığımız zamanlar az mıdır? Peki ya canı istediğinde öfkesini salıveren insanlar? Kimilerinin bu davranışı yanına kâr kalır, bir bedel ödemez, kimileri de öfkesini kontrol altında tutmayı öğrenip acı çeker. Bazıları ise öfkeyi ifade etmenin sağlıklı bir yolunu bulur. Jason'ın özgür irade konusundaki sorusu hayli derin bir soruydu. Hepimizin özgür iradesi vardır ama ancak gözlerimizi, geçmişimizin ve bugünümüzün gerçeklerine açtığımız zaman özgür iradeden olabildiğince yararlanırız"