Sivil itaatsizliği, basit yaşamı ve çevreciliği savunan yazar Yürümek kitabında insanın toplumdan arınmasının, doğa ile bütünleşmesinin yolunun yürüyüşler ile gerçekleşebileceğini anlatmış. Doğanın el değmemiş halinde insanın özüne inebileceğini savunmuş ve bir bataklığı en güzel mimari ile yapılmış evlere tercih ettiğini ifade etmiştir. Çünkü ona göre insan, ancak doğa ile baş başa kalıp, gerçek mânada içsel bir yürüyüş yapabilirse huzura ulaşabilir.
Kitap hakkındaki fikirlerime gelecek olursak aslında yazarın kitapta anlatmak istediği konuyu beğendim . Mesela doğanın gerçek mutluluğa ulaşmada en önemli araç olduğu ve doğayı keşfetmenin verdiği hazzı başka hiçbir şeyin veremeyeceğine konusunda kitapta okuduklarım beni tatmin etti. Ancak kitabı okurken sürekli bir kopukluk hali yaşadım. Okuduğum anda bende mi bir sorun vardı bilmiyorum ama sürekli kafam dağıldı. Yazar doğayı tarif ederken birdenbire tarihçilere, şairlere ve filozoflara geçiş yapmış ve bence bu durum asıl konudan sapmasına neden olmuş. Ayrıca bazı kısımlarda uzun uzadıya betimlemeler yapmış. Bu da bir noktada okuma zevkimi azalttı diyebilirim.
Kısacası bir doğa sever olarak kitapta asıl anlatılmak isteneni, doğadaki yürüyüşün insanın özüne etki edişi konusunu sevdim ancak maalesef ki yazarın bu konuyu işleyiş şeklini sevemedim. Tam konuya dalıyorum derken yazar başka yerlere saptığı için kopukluklar yaşadım. Bu nedenle kitaba puanım: 10/4
YürümekHenry David Thoreau · Can Yayınları · 20204,547 okunma
Ben onu tanıyorum. İki sevdalı hep aynı hisse kapılmazlar mı, birbirlerine önceden rastladıkları, aralarında esrarlı bağlar olduğu duygusuna kapılmazlar mı?