Sonra hiç tanımadığım bir uçuruma yuvarlandım ama aranızda geçirdiğim o ruhsuz yıllardan çok daha canlı hissettiğim bir saat geçirdim orada. Sizin dünyanıza ait değilim artık. Kâh yükseklerde kâh derinlerdeyim ancak sizden uzaklarda bir yerdeyim artık, bundan sonra asla sizin o kalburüstü rahat hayatınızın engebesiz kumsallarında gezinmeyeceğim.
Gerçeklik kanıtlanabilen bir şey değildir asla. Eğer portakallar o toprakta değil de bu toprakta kök salıp meyvesini veriyorsa buradaki toprak o portakalın gerçekliğidir. Eğer diğerleri değil de filan din, filan kültür, filan değer yargısı, filan eylem biçimi insanın bütünlüğünü sağlıyor, içinde farkında olmadığı soyluluğu ortaya çıkarıyorsa o değer yargısı, o kültür, o eylem biçimi insanın geçekliğidir. Mantık mı? Bırakalım da anlayabilirse anlasın hayatı.