Kadınlar bu kadar acımasız olmak zorunda mı?
Kadınlar bu kadar tatlı olmak zorunda mı?
Kadınlar bu kadar cesur olmak zorunda mı?
Kadınlar bu kadar güzel olmak zorunda mı?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Türkçeyi Avrupalı aksanıyla konuşuyordu ama görünüşü Avrupalılardan çok Kızıltepelilere benzeyen bu yeryüzü meleğine bakarken afallamış olmalıyım ki isteğini tekrarladı.
Adem'e hanımı her batında biri erkek biri kız olan ikiz çocuk doğuruyordu. Adem ise bir batının erkeğini, diğer batının kızıyla evlendiriyordu. İki oğulları oldu; Biri Habil diğeri Kabil. Kabil çiftçiydi. Habil sürü sahibi çobandı. Kabil büyük olanıydı. Habil'in kız kardeşinden çok daha güzel Kabil'in bir kız kardeşi vardı. Ancak Kabil karşı çıkarak; "O benim kız kardeşimdir, ikizimi. Senin kız kardeşinden daha güzeldir. Onunla evlenme hakkı benimdir." diyordu. Babası da Habil'in kızla evlenmesini emrettiği halde, Kabil reddetti.
Allah'a birer kurban adadılar. Böylece hangisinin kızla evlenmeğe hak sahibi olduğunu anlamak istiyorlardı. Adem Mekke'de olduğundan, Kabil babasının vasisi durumundaydı. İki kardeş İki kurban adadı. Kabil böbürlenmesini sürdürüyordu. "Benim hakkımdır. Benim kız kardeşimdir. Senin büyüğün, babamın da vasisiyim" diyordu. Adak zamanı gelince, Habil, semiz, çok besili bir deve kurban etti. Kabil'den bir tutam başağı kurban yerine getirdi. Başakların içinde iri taneli bir başak görünce alıp yedi. Kurbanların üzerine inen bir ateş, Habil'in kurbanını yerken, Kabil'in kurbanını olduğu gibi bıraktı.