Öze Dönüş: Ali Şeriatî'nin İslamcı Devrimci Kimlik Arayışı
Ali Şeriatî, 20. yüzyılın en etkili İslamcı İranlı düşünürlerinden biri olarak, İslamî düşünceyi modern devrimci ideolojilerle harmanlayan bir entelektüel miras bırakmıştır. 1933-1977 yılları arasında yaşayan Şeriatî, sosyoloji eğitimi almış, Batı felsefesiyle (Marx, Fanon, Sartre gibi isimlerden etkilenerek) Doğu mistisizmini sentezlemiş ve İran Devrimi'nin ideolojik öncülerinden biri olmuştur. Öze Dönüş (orijinal adıyla Bazgasht be Xud veya Return to Self), 1977'de bir broşür olarak yayımlanan bu eser, Şeriatî'nin bir dizi konferansından derlenmiş olup, bireysel ve toplumsal kurtuluşun anahtarını "öze dönüş" kavramında arar. Bu inceleme, eserin özgün bir okumasını sunarak, Şeriatî'nin anti-emperyalist eleştirisini, İslam'ı devrimci bir ideoloji olarak yeniden yorumlayışını ve günümüz Müslüman toplulukları için taşıdığı önemi ele alacaktır.
Eserin temel tezi, kolonyal baskı ve kültürel Batılılaşmanın yol açtığı yabancılama (alienation) karşısında, bireyin ve toplumun otantik köklerine dönmesidir.
Şeriatî, Üçüncü Dünya entelektüellerinin Batı modelini körü körüne benimseyerek kendi tarihlerini, kültürlerini ve kişiliklerini reddettiklerini sert bir dille eleştirir.
Bu süreçte, Doğu insanı "dış görünüşte rafine ama içsel olarak boş ve tutarsız" hale gelir; ulusal kimlik erozyona uğrar ve birey, sömürgecinin aynasında kendini "çürümüş" görür. Şeriatî, bu yabancılama halini Frantz Fanon ve Aimé Césaire gibi sömürgecilik eleştirmenlerinden esinlenerek açıklar: Kolonyalizm, sadece ekonomik değil, kültürel bir tahakküm kurar ve mağdurları kendi benliklerinden koparır. Buna karşı çözüm, statik bir gelenek dönüşü değil, dinamik bir ideolojik yeniden inşadır.
İslam burada, devrimci bir mesaj olarak yeniden