(SPOİLER İÇEREBİLİR)Dönüşüm kitabı çoğu okurun okuduğu bir modern klasiktir, fakat okumakla anlamak farklı şeylerdir. Kafka, bize bu kitapta okumakla anlamanın farkını fazlaca göstermiş. Kitabı okuduğunuzda okuyacağınız son ile anlayarak okuduğunuzda anlayacağız son farklıdır. Ve gerçekten kitabın arkasında çok büyük bir felsefe yatıyor, ben nedense Gregor'un gerçekten bir böceğe dönüştüğünü düşünmek istemedim, sanki Kafka'nın anlatmak istediği şey daha farklıydı, bana sanki Gregor bir böceğe dönüşmemişte kendini bir böcek gibi hissetmeye başlamış gibi geldi. Çünkü kendini böyle hissetmesi ailesinin ona tavırlarından, iş şartlarının zorluğundan ve hiçbir işe yaramadığını düşünmesinden olabilecek bir şey. Ve Gregor kendini o kadar değersiz hissediyor ki yaşamasının bile ailesine bir yük olduğunu düşünmeye başlıyor zaten ailesi de onun bu düşüncesine oldukça kuvvetlendiriyor davranışlarıyla. Sanki Gregor gayet normalmiş gibi sürekli Gregor'a yükleniyorlar, böcek olması onun suçuymuş gibi sürekli ona kızıyorlar ve yavaş yavaş o böceğin Gregor olduğundan iğreniyorlar, bu da aslında Gregor'un kendisine böcek olarak görmesindeki temel sebeplerden biri, hatta kitabın ileriki kısımlarında çok sevdiği kardeşinin bile ondan tiksinmeye başladığını gördükçe kendinden gittikçe daha fazla tiksinmeye, iğrenmeye ve daha da değersiz olduğunu düşünmeye başlıyor. Ve ben aslında Gregor'un hiçbir zaman böcek olmadığını yalnızca kendini böcek olarak görmeye başladığını, zamanla değersizlik algısının fazla fazla arttığını, ailesine yük olduğunu düşünmesine ve en sonunda da -bence- ölümünün intihardan sebepli olduğunu düşündürüyor insana. Zaten ailesinin Gregor'un ölümüne doğru düzgün üzülmemesi ve hayatlarına gayet neşeli bir biçimde devam etmeleri de Gregor'un ne kadar onların gözünde
Martin eden, öncelikle yazım dili içine çeken ve düşündürücü bir kitaptı. Kitabın o "kural tanımaz" havası gerçekten eğlenceliydi. Fakat sonlarına doğru kitap felsefi olarak beni çok düşündürdü. Ve kitaptan bir sürü alıntı buldum :). Okumanızı şiddetle tavsiye ederim
Uzun süredir incelemesini yazmak istediğim bir kitaptı ve gerçekten çok güzeldi okuması, okurken verdiği o his, konusunun ilgi çekiciliği ve yazarın dili gerçekten çok güzeldi. Yazarın dili bazı kısımlarda basit bazı kısımlarda ise çok aşırı fazla betimleyici olsa da genel olarak yazarın dilini beğendim. Fakat ben kitabın tek bir konudan oluşmadığını düşünürüm bu her kitap için geçerli Simyacı kitabı da aynı şekildeydi ve bazı konuların gereğinden daha az değinildiğini düşünüyorum mesela (spoiler olacak) simyacının Fatima ile olan aşkının harcandığını düşünüyorum, kitabın konusuyla ana konusuyla tam olarak uymadığını biliyorum fakat yine de kitabın o nasıl desem arada bir gelen sıkıcılığını bastırmak için iyi olabilirdi yine konuşulmuş fakat harcanmış gibi geliyor bana. Aynı zamanda kitapta bazı yerleri aşırı hızlı geçmiş bazı yerlerde çok gereksiz bir biçimde uzatmış bu da bazen kitabın okunamamasına neden oluyor yine de kitabı beğendim konusunun kitaba işleniş biçimi de güzeldi açıkçası her insanın bir kere şans vermesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum...