çok güzel bir seri için tatmin edici güzel bir son <3 bir yandan neden daha önce okumadım diye kızıyorum kendime, bir yandan da keşke daha yavaş okusaydım da bitmeseydi diyorum:") bunun için yazarın akıcı anlatım tarzını suçlayabiliriz bence, dex yayınlarına rağmen.
şimdi kitapla ilgili doğrusu sevmediğim bazı kısımlar oldu ama sonu güzel ve mantıklı bir şekilde toparlandığı için çok da takılmadım. sadece kitabın orta kısımlarında jude'un kendisini çok sevmeme rağmen sinirimi bozan bazı davranışları oldu. bunu her ne kadar "tamam sakin ol Sümeyye, bütün bunlar onun karakter gelişimi için gerekli" diye sineye çekmeye çalışsam da jude'un özellikle cardan üzerinde "hüküm" sahibi olmaya dair takıntısı çok sinir bozucu olmaya başladı zamanla. ve sağolsun bu karakter gelişimi de son sayfalarda anca oturdu. spoiler olmaması için detaya girmeyeceğim ama cardan malum durumdayken ve jude onu sevdiğini kendisine itiraf ederken bile hep ona hükmedebileceğine dair olan o ihtimali düşünüyordu. ve doğrusu bir an ödüm koptu cidden yapacak mı diye, neyse ki son anda sıyrıldı.
cardan ve jude arasındaki romantizme daha çok odaklanılmasını isterdim. aralarındaki her sahne çok güzel yazılmıştı ama çok geç okuduk bence bunları. ve çok az okuduk. #ineedmore
yan karakterlerle kurulan ilişki çok güzeldi. özellikle gölgeler meclisi, Kakalak&bomba <33 bebeklerim. hayalet'ten bir önceki kitapta çok nefret etmiştim ama bu kitapta sebepleri açıklandı ve doğrusu nefretten çok üzüldüm ona. yaşadıkları çok ağırdı gerçekten. onu da taryn ile biraz okumak isterdim, bence güzel bir ilişkileri olurdu. taryn'den önceki kitapta çok ama çok nefret etmiştim ve hayalet'in aksine ona üzülmedim de. bence jude onu çok çabuk affetti. evet sonuçta kızkardeş, taryn bile olsa atsan atılmaz satsan
bu kitaba birkaç ay önce başlayıp kendimce son derece geçerli sebeplerle yarım bırakmıştım ama... kızlar neler kaçırmışım ben!?? ve siz bu seriye başlamayarak neler kaçırıyorsunuz bir bilseniz♡‿♡
size kitabın konusunu anlatmayacağım çünkü anlatmaya çalışsam yanlışlıkla iki kitabı aynı anda anlatır ve spoiler yemenize sebep olurum, bu da hiç isteyeceğim bir şey değil. ama şu kadarını söyleyebilirim ki belki de uzun zamandır kendimi bile isteye düşük zekâ eseri kitaplara maruz bıraktığım için ya da bu kitap gerçekten iyi zekâ eseri olduğu için çok beğendim. özellikle kopyala yapıştır romantasy'den bu kadar bıktığım bir dönemde her detayının düşünülerek yazıldığı bir kitap okumak o kadar iyi geldi ki!
ana karakter jude, bana göre çok insani ve gerçekçi yazılmış bir karakter. korkuları, cesareti, zekâsı, pervasızlığı... onunla ilgili her şey o kadar okunası ki ♡‿♡ robotmuş gibi yazılan, sırf "güçlü kadın karakter" kalıbına uysun diye gelişimin uğramadığı ana karakterler okumaktan ne kadar bıktığımı ve gelişiminin her anına şahitlik ettiğimiz, hatalarıyla, başarılarıyla kendisi olan karakterleri okumayı ne kadar sevdiğimi bir kez daha hatırlattı bana. ona hayran kaldım ve çok sevdim.
cardan'a gelecek olursak, bakın size cardan ile ilgili inanamayacağınız bir şey söyleyeceğim: bu adam ölümsüz bir peri ve 500+ yaşında değil!!! inanabiliyor musunuz? ana karakterler akran!!! ve erkek karakterin yaşça büyük olmaması, kastan boğulmaması, hödük olmaması, sanki var oluşunun bir parçasıymış gibi sürekli sinirli dolaşmaması ve en önemlisi booktok güzellik standartlarına uymaması (adamın kuyruğu var ayol) ondan hiçbir şey eksiltmiyor :3 hatta apayrı bir havası olduğunu söylesem abartmış olmam. özellikle romantasy sınırları içerisinde değerlendirildiğinde cardan okuduğum en
Lanetli KralHolly Black · Dex Yayınevi · 20201,652 okunma